Bugün Anneler Günü…
Öncelikle, evladına sevgisini ömür boyu eksiltmeden veren tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun.
Ama bugün, başka bir parantez açmak gerekiyor.
Belki de en büyük alkışı hak eden annelere…
Otizmli çocuk büyüten annelere…
Çünkü onların anneliği, sadece bir çocuğu büyütmekten ibaret değil.
Onlar aynı anda öğretmen, terapist, savaşçı, koruyucu ve çoğu zaman da yalnız bırakılmış birer kahraman olmak zorunda kalıyor…
Türkiye’de binlerce otizmli çocuk ve onların aileleri var.
Ama ne yazık ki toplumun büyük bölümü hâlâ bu ailelerin ne yaşadığını bilmiyor, görmek istemiyor ya da görmezden geliyor…
Bir otizmli çocuğun annesi için dışarı çıkmak bile bazen büyük bir mücadeleye dönüşüyor.
Çocuğunu parka götürüyor…
Başka çocuklarla oynasın, sosyalleşsin istiyor…
Ama bazı aileler kendi çocuklarını çekiştirerek uzaklaştırıyor.
Sanki otizm bulaşıcı bir şeymiş gibi…
Bir markette…
Bir çarşıda…
Bir sokakta…
Otizmli çocuk aniden bir duyusal krize girdiğinde insanlar yardım etmek yerine dönüp uzun uzun bakıyor.
Kimi rahatsız oluyor.
Kimi küçümseyerek bakıyor.
Kimi “çocuğunu sustursana” der gibi yüz ifadeleri kullanıyor.
Oysa mesele “şımarıklık” değil.
Mesele kötü ebeveynlik hiç değil.
Mesele, insanların hâlâ otizmi bilmemesi.
Daha acısı ise öğrenmeye bile çalışmaması.
Toplum olarak çok duyarsızız.
Evet, bunu açık açık söylemek gerekiyor.
Duyarsızız…
Anlayışsızız…
Ve çoğu zaman sadece kendi hayatımıza odaklanıyoruz.
Otizmli bir çocuğun annesi ise her gün görünmeyen bir savaş veriyor.
Gece uyuyamıyor…
“Ben ölürsem çocuğuma ne olacak?” korkusuyla yaşıyor.
Çocuğunun geleceği için mücadele ediyor.
Devlet kapılarında destek arıyor.
Özel eğitim ücretlerini düşünmekten yoruluyor.
Toplumun bakışlarıyla yıpranıyor.
Ama yine de sabah kalkıp çocuğunun elini tutmaya devam ediyor.
Çünkü anne olmak bazen fedakârlıktır…
Ama otizmli bir çocuğun annesi olmak, çoğu zaman kendinden vazgeçip evladının hayatına adanmaktır.
Bu yüzden bugün sadece çiçek alan anneleri değil…
Sessizce mücadele eden anneleri de görelim.
Belki hiçbir kutlama mesajında adı geçmeyen…
Belki yıllardır doğru düzgün bir nefes bile alamayan anneleri…
Bugün asıl onların Anneler Günü kutlu olsun.
Otizmli çocuğunun saçını okşarken ağlamamaya çalışan annelerin…
Kalabalık içinde yalnız kalan annelerin…
“Bir gün toplum bizi anlar mı?” diye bekleyen annelerin…
Asıl onların günü kutlu olsun.
Ve belki artık şu soruyu kendimize sormanın zamanı gelmiştir:
Otizmli çocuklar neden hâlâ toplumdan dışlanıyor?
Neden oyun alanları yetersiz?
Neden insanlar empati kurmak yerine yargılamayı seçiyor?
Bir toplumun vicdanı, en çok özel çocuklara ve onların ailelerine nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Bugün bir kez daha hatırlayalım:
Otizm eksiklik değil, farklılıktır.
Asıl eksiklik ise sevgisizliktir…
Empati yoksunluğudur…
Ve görmezden gelen bir toplum olmaktır.
Başta otizmli çocukların fedakâr anneleri olmak üzere, yüreğinde evlat sevgisi taşıyan tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun…
Makale Yazarı : Dedektif Gazeteci


