Araç sahiplerinin periyodik olarak yaptırmakla yükümlü olduğu TÜV-TÜRK muayeneleri, son dönemde haksız kazanç kapısı haline gelen “simsarlık” ağıyla çalkalanıyor. Türkiye’nin pek çok noktasında olduğu gibi özellikle Ege Bölgesi’ndeki istasyonların çevresini mesken tutan ve hiçbir yasal vasfı bulunmayan bu aracılar, vatandaşların bilgi eksikliğinden ve süreç stresinden faydalanarak ceplerini boşaltıyor. Randevu almanın tamamen ücretsiz olduğu, muayene kriterlerinin ise kurumsal standartlarla net bir şekilde belirlendiği sistemde, bu kişilerin varlığı hem vatandaşları mağdur ediyor hem de istasyon personellerini zan altında bırakıyor…
Edinilen bilgilere göre, istasyonların giriş ve çıkış kapılarında, hatta kayıt alanlarında adeta nöbet tutan bu simsarlar, özellikle yaşlı veya sistemi tam bilmeyen araç sahiplerini hedef alıyor. Ortaya atılan iddialara göre, “Aracınızı ben sokarsam kesin geçer”, “Eksikleri görmezden gelirler” ya da “Sıra beklemeden işinizi hallederim” gibi asılsız vaatlerle vatandaşlardan fahiş komisyonlar talep ediliyor. Oysa sistemin işleyişi tamamen dijitalleşmiş durumda; SMS doğrulama kodları ve kişi başı randevu sınırlandırmaları gibi önlemlere rağmen, simsarların çevre illerden getirdikleri ya da istasyon önünde buldukları kişilerin kimlik bilgilerini kullanarak yasal boşlukları delmeye çalıştıkları öne sürülüyor…
Mesele sadece haksız bir ekonomik kazançla da sınırlı değil. İstasyonlarda görev yapan teknik personelin, simsarlarla herhangi bir çıkar ilişkisi olmamasına rağmen, bu şahısların sürekli etrafta dolanması ve personele iş gereği sorular sorması ciddi bir imaj zedelenmesine yol açıyor. İddialara göre, istasyon görevlilerinin vatandaşlık görevi gereği verdiği insani cevaplar, simsarlar tarafından dışarıdaki araç sahiplerine “İçeride adamım var, bak nasıl da konuşuyoruz” imajı yaratmak için kullanılıyor. Bu durum, dürüstçe işini yapan kurum çalışanlarını haksız yere ekmeğinden olma riskiyle karşı karşıya bırakırken, kamusal güveni de derinden sarsıyor…
Ulaştırma dünyasında kulaktan kulağa yayılan bu sorunun çözümü için daha sıkı denetimler ve kayıt esnasında sıkı kimlik kontrolleri yapılması gerektiği savunuluyor. Tamamen ücretsiz sunulan bir devlet hizmetinin etrafında kümelenen bu kayıt dışı kazanç kapısının tamamen kapatılması, hem vatandaşın cebini koruyacak hem de kurumsal işleyişin üzerindeki bu gölgeyi kaldıracaktır. Aracının muayene zamanı gelen vatandaşların ise bu tarz simsarlara kesinlikle itibar etmemesi, sistemin tamamen şeffaf ve kurallara bağlı olduğunu unutmaması gerekiyor…
Haber : Dedektif Gazeteci


