Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Dedektif Gazeteci
Dedektif Gazeteci

Trafik Magandalarına Karşı Gerçek Çözüm: Cezaları arttırmak değildir…

Cezaları artırmak çözüm değil! Trafikteki şiddet, saygısızlık ve magandalık; eğitim, kültür ve adalet eksikliğinden besleniyor. Gürcistan ve Belçika örnekleri gösteriyor ki, değişim ancak eşit ve kararlı bir hukuk uygulamasıyla mümkün…

İstediğiniz kadar cezaları artırın, tabelalara “caydırıcı” hükümler yazın.
Eğer adalet kararlılıkla uygulanmıyorsa, trafikteki magandalığın da, sokaktaki şiddetin de önüne geçemezsiniz…

Türkiye’de her gün yaşanan trafik kavgaları, yol verme tartışmaları, direksiyon başında söylenen hakaretler ve bazen ölümle sonuçlanan kavgalar artık sıradan hale geldi. Oysa çözüm, karmaşık değil: Kesin hüküm, eşit uygulama ve toplumsal eğitim…

Gürcistan Örneği: Kültür, Görgü ve Cezanın Gücü

2024 yazında bir süre Gürcistan’da kaldım. Gürcistan’da yoğunlukla Gürcüler, Ruslar, Ukraynalılar ve Türkler bir arada yaşıyor. Ama özellikle trafik kültüründe bambaşka bir düzen hâkim.
Yaya geçidinde olmasa bile biri ayağını yola attığı anda tüm trafik duruyor. Kimse kimsenin önüne geçmiyor, kimse direksiyon başında “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye bağırmıyor. Herkes birbirine saygılı, çünkü orada hem eğitim hem de görgü kültürü bu saygıyı öğretiyor…

Daha da çarpıcısı, Gürcistan’da birine tokat atmanın ya da yumruk savurmanın cezası şartsız 3 ay hapis. Haklı olsanız bile fark etmiyor. Bu yüzden kimse yumruk sallamaya cesaret edemiyor. Bir kavgaya denk geldim; iki kişi bağırıyordu ama kimse birbirine el kaldırmadı. Çünkü herkes biliyor ki “mapushane korkusu” var…

Türkiye’de Neden Başaramıyoruz?

Bizde ise durum çok farklı.
Trafikte biri alkollü mü yakalandı? Ehliyeti bir süreliğine alınır, para cezası kesilir, sonra kaldığı yerden devam eder.
Direksiyondan inip birine saldırdı mı? Kamuoyu unutur, olay kapanır.
Kadına ya da çocuğa şiddet mi uyguladı? Davalar sürüncemede kalır, caydırıcılık sıfır olur.

Oysa çözüm çok basit:

  • Alkollü sürücüye: Ehliyeti kalıcı olarak iptal, aracına el koyma, 3 ay hapis.
  • Trafikte şiddete karışana: Ehliyeti geri verilmemek üzere iptal, aracı müsadere, 3 ay hapis.
  • Kadına şiddet uygulayana: 12 ay hapis + 100.000 TL para cezası.
  • Çocuğa şiddet uygulayana: 12 ay hapis + 100.000 TL para cezası.

Evet, bazılarına “ağır” gelebilir. Ama bu uygulamalar başladığında, ne trafikte maganda kalır ne de “şoförüm” diye geçinen saldırganlar… O zaman herkes kuzu gibi olur; birbirine gülümseyen, yol veren, medeni insanlar haline geliriz…

Avrupa’dan İnsanlık Dersi

Geçtiğimiz aylarda Belçika’da düğün konvoyuyla trafiği tıkayan 18 Türk’e 5 yıl trafikten men ve 2.000 Euro para cezası verildi. Altı aracına da el konuldu.
Davaya bakan hakimin sözleri ise ders niteliğindeydi:

“Yollar hepimize ait. Kimse kendi malı gibi kullanamaz.
Yolu kapatırken, hastaneye yetişmeye çalışan birinin zamanını çalıyor olabilirsiniz.
Eğer eğlenmek istiyorsanız, kafanıza kova geçirip dans edebilirsiniz ama yolları işgal edemezsiniz.”

Bu sözler sadece trafikle ilgili değil, insanlıkla ilgilidir. Bizde de adalet böyle net konuştuğu zaman, kimse “kim olduğumu biliyor musun?” diyemez.

Çözüm: Eşitlik ve Kararlılık

Ancak bu kararlılığın işe yaraması için bir şart var: Kayırmacılık sona erecek.
Kimse “o benim tanıdığım”, “şu milletvekilinin yakını”, “bu il başkanının akrabası” diye kurtulamayacak.
Kanun herkese eşit uygulanacak. O zaman inanın, Türkiye’nin yolları da, insanları da değişir.

Ama üzülerek söylüyorum, henüz orada değiliz.
Çünkü bu ülkede hâlâ, yazılanlar sadece yazıda kalıyor. Biz gazeteciler, yazarlar, aktivistler yazıyoruz, söylüyoruz ama sonuç aynı:
Sıfıra sıfır, elde var sıfır.

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER