Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Güvenlik Dört Dörtlük Olacaksa, Eğitim de Dört Dörtlük Olmalı

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olayların ardından Türkiye genelinde okullarda

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olayların ardından Türkiye genelinde okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması yönünde adımlar atılıyor. Bu adımların atılması elbette önemli, hatta gecikmiş bir gereklilik. Çünkü bugün alınan önlemler, geçmişte eksik bırakılanların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Eğer bu tedbirler daha önce hayata geçirilmiş olsaydı, belki de bazı acılar hiç yaşanmayacaktı…

Bu noktada açıkça ifade etmek gerekir ki; okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik her türlü uygulama desteklenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve ilgili kurumların bu konudaki çabaları, toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmelidir. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve okul ortamının güvenliği söz konusu olduğunda, mevzuata uygun her düzenleme hayati önem taşır…

Ortaca’da bulunan Şehit Piyade Asteğmen Ünal Daka İlkokulu buna somut bir örnek olarak gösteriliyor. Okulun ana giriş kapısının kilidinin yaklaşık 6 aydır arızalı olduğu, buna rağmen uzun süre müdahale edilmediği ifade ediliyor. Bugün ise artan güvenlik hassasiyetiyle birlikte söz konusu kilidin apar topar değiştirilmiş olması, kamuoyunda doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor: Güvenlik bu kadar önemliyse, bu eksiklik neden aylarca giderilmedi?

Bu değerlendirme bir suçlama değil; güvenlik anlayışının süreklilik içinde ele alınması gerektiğine yönelik bir hatırlatmadır. Güvenlik, yalnızca kriz anlarında hatırlanan değil, her gün aynı ciddiyetle sürdürülmesi gereken bir sorumluluktur…

Öte yandan, güvenlik tedbirlerinin uygulanma biçimi de en az tedbirlerin kendisi kadar önemlidir. Özellikle farklı ihtiyaç gruplarına sahip öğrenciler söz konusu olduğunda, uygulamaların daha dikkatli ve hassas bir şekilde yürütülmesi gerekir…

Nitekim Şehit Piyade Asteğmen Ünal Daka İlkokulu binasına geçici olarak yerleştirilen Naciye Tınaztepe İlkokulu yönetiminin de bugün kendi değerlendirmeleri doğrultusunda bazı tedbirler aldığı, bu kapsamda özel eğitim öğrencisinin velisinin okula giriş çıkışlarında zorluk yaşandığına dair değerlendirmeler kamuoyuna yansımaktadır…

Burada altı çizilmesi gereken çok önemli bir nokta var: Özel eğitim öğrencileri, diğer öğrencilerden farklı olarak birebir destek ve kontrol gerektiren bir yapıya sahiptir. Bu öğrencilerin okula giriş ve çıkışlarında velilerinin refakati çoğu zaman bir tercih değil, zorunluluktur. Dolayısıyla genel güvenlik uygulamalarının, özel eğitim öğrencilerinin ihtiyaçlarını göz ardı edecek şekilde uygulanması, iyi niyetli bir tedbiri amacından uzaklaştırabilir…

Bu çerçevede, güvenlik önlemleri alınırken özel durumların dikkate alınması, hem hukuki hem de insani açıdan büyük önem taşımaktadır. Velilerin kontrolünün bu öğrenciler için bir güvenlik zafiyeti değil, aksine eğitimin sağlıklı yürütülmesinin bir parçası olduğu unutulmamalıdır…

Eğer mevzuat uygulanacaksa, bu uygulama seçici değil, bütüncül olmalıdır. Güvenlik kuralları titizlikle hayata geçirilirken; eğitim kalitesi, öğretmenlerin yaklaşımı, okul yönetimlerinin tutarlılığı ve diğer düzenlemeler de aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. Kılık kıyafetten disipline kadar her başlıkta aynı hassasiyet gösterilmelidir…

Bu toplumun mevzuat dersi almaya ihtiyacı yoktur. Bu halk, nerede nasıl davranacağını bilen ve kurallara saygı duyan bir yapıya sahiptir. Ancak mevzuatı hatırlatma sorumluluğunu üstlenenlerin de öncelikle kendi uygulamalarında aynı hassasiyeti göstermesi, güven duygusunun sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır…

Çünkü mesele yalnızca kapı kilidi değil, bir bütün olarak eğitim sisteminin güven ve kalite dengesidir…

Ortaca’da yaşayanlar olarak sahadaki uygulamaları ve süreci yakından biliyoruz. Bu nedenle herkesin değerlendirme yaparken önce kendi sorumluluk alanına bakması, ardından söz söylemesi daha sağlıklı olacaktır…

Okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması doğru ve gerekli bir adımdır. Ancak bu adımlar atılırken ölçü, denge ve insani hassasiyet göz ardı edilmemelidir. Güvenlik dört dörtlük olacaksa, eğitim de dört dörtlük olmalıdır. Öğretmeninden yöneticisine kadar herkesin sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdiği, öğrencilerin ise hem güvende hem de nitelikli bir eğitim ortamında bulunduğu bir yapı, ancak bu bütüncül anlayışla mümkün olacaktır…

Haber : Dedektif Gazeteci