DAL-BEL KRİZİNİN SİYASİ SORUMLULUĞU EVREN TEZCAN’A AİTTİR
Bu yazıyı yazmadan önce arşivimi bir kez daha açtım. Tarihlere tek tek baktım. Kasım ayında yazdıklarımı yeniden okudum. Şubat ayında yaptığım haberleri tekrar inceledim. Sonra dün gece Ortaca Belediye Meclisi’nde yaşananları izledim. Karşıma çıkan tablo beni şaşırtmadı. Çünkü bugün konuşulanların büyük bölümünü aylar önce yazmıştık. O yüzden şimdi Belediye Başkanı Evren Tezcan’a tek bir soru sormak istiyorum; sonunda benim dediğim noktaya mı geldiniz?
Aylar önce DAL-BEL’de işlerin yolunda gitmediğini yazdım. Şirket içerisinde yaşanan tartışmaları, kamuoyunda konuşulan iddiaları, vatandaşın beklentilerini ve yönetim anlayışına yönelik eleştirileri tek tek gündeme taşıdım. O gün de söyledim, bugün de aynı noktadayım. DAL-BEL gibi belediyenin en önemli iştiraklerinden biri kendi haline bırakılamaz. Yönetim Kurulu Başkanı’nın sadece imza atan bir isim değil, şirketi anbean takip eden, denetleyen ve gerektiğinde müdahale eden kişi olması gerekir…
İbrahim İlhan’ın belediye içerisindeki küçük bir grubun baskısıyla görevinden ayrılmasının ardından da defalarca yazdım. “İbrahim İlhan yeniden Yönetim Kurulu Başkanı olmalı” dedim. Çünkü o ayrılığın ardından şirketin yönetiminde ciddi bir boşluk oluşacağını görüyordum. Bunu görmek için kâhin olmaya gerek yoktu. Sahada konuşulanları dinlemek, şirketin işleyişini takip etmek yeterliydi…
Ama dinlemediler.
“Genel merkezin talimatı var” dediler.
“Belediye meclis üyeleri şirket yönetiminde görev alamaz” dediler.
Eleştirileri görmezden geldiler.
Peki bugün ne değişti?
Madem o gün bu gerekçeler doğruydu, bugün İbrahim İlhan neden yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi?
Yok eğer bugün yapılan doğruysa, aylar önce neden görevinden ayrılmasına göz yumuldu?
İşte Ortaca halkının cevabını beklediği soru tam da budur.
Ş.V. ile ilgili kamuoyunda uzun süre çok sayıda iddia konuşuldu. Vatandaş rahatsızlığını dile getirdi. Biz yazdık. Defalarca yazdık. DAL-BEL’de yaşananların sıradan olmadığını söyledik. Şeffaflık çağrısı yaptık. Kamuoyunda konuşulan iddiaların ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade ettik. Buna rağmen belediye yönetimi uzun süre aynı isim üzerinde ısrar etti. Bugün ise gelinen noktada Ş.V. artık görevde değil. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor; madem bugün bu karar alınabiliyordu, aylar önce neden alınmadı?
Sadece bu da değil…
DAL-BEL’de yaşandığı öne sürülen para kaybına ilişkin iddialar gündeme geldiğinde de aynı tablo yaşandı. Konu CİMER’e taşındı, resmî süreçler başladı, incelemeler yapıldı. O gün “iddialar doğru çıktı” başlığıyla haber yaptığımız gelişmeler, aslında aylar önce dile getirilen uyarıların neden ciddiye alınması gerektiğini gösteriyordu. Eğer ilk günden itibaren iddiaların üzerine aynı kararlılıkla gidilseydi, belki de bugün yaşananların önemli bir bölümü hiç yaşanmayacaktı.
Sonra Ö.T. görevinden ayrıldı.
Şirket müdürü değişti.
Yönetim kurulu üyeleri peş peşe istifa etti.
DAL-BEL’de taş üstünde taş kalmadı.
Ve sonunda yine dönüp dolaşıp İbrahim İlhan ismine gelindi.
Kusura bakmayın ama bu tablo bana göre benim haklı çıktığımı değil, belediye yönetiminin aylar kaybettiğini gösteriyor.
Dün meclis toplantısında Belediye Başkanı Evren Tezcan, 250 bin liralık avansın tahsil edileceğini söyledi.
Elbette tahsil edilsin.
O para Ortaca halkının parasıdır.
Kimsenin buna itirazı olmaz.
Ama Ortaca halkının hafızası balık hafızası değildir.
Geçtiğimiz yıl düzenlenen festivalle ilgili milyonlarca liralık tartışmalar yaşandı. Festival harcamaları ve kamu zararı iddiaları kamuoyunun gündemine oturdu. Konu resmî incelemelere kadar uzandı. Belediye Başkanı Evren Tezcan da mecliste yaklaşık 5 milyon liralık çekin tahsil edilemediğini ve hukuki sürecin devam ettiğini ifade etti.
Şimdi Ortaca halkı doğal olarak şu soruyu soruyor.
Sayın Başkan, yaklaşık 5 milyon liralık alacağın tahsil süreci hâlâ sonuçlanmamışken, bugün 250 bin liranın tahsil edileceğine kamuoyu hangi gerekçeyle inanacak?
Ortada cevap bekleyen çok daha büyük sorular var.
DAL-BEL’in bugün gerçek mali tablosu nedir?
Şirket kâr mı ediyor, zarar mı ediyor?
Borçları ne kadar?
Alacakları ne kadar?
Kamu zararına ilişkin incelemelerin sonucu ne oldu?
Peş peşe yaşanan istifaların gerçek nedeni nedir?
Bütün bunlar yaşanırken Yönetim Kurulu Başkanı sıfatını taşıyan Belediye Başkanı Evren Tezcan neden zamanında gerekli adımları atmadı?
Kimse kusura bakmasın…
Bir belediye şirketinde müdür değişebilir.
Yönetim kurulu değişebilir.
Başkan yardımcıları görevden ayrılabilir.
Ama siyasi sorumluluk değişmez.
Çünkü belediye iştiraklerinin nihai siyasi sorumluluğu belediye başkanına aittir.
Ben bugün bu satırları “haklı çıktım” demek için yazmıyorum. Keşke yanılmış olsaydım. Keşke aylar önce yaptığımız uyarılar boşa çıksaydı. Keşke bugün DAL-BEL istifalarla, mali tartışmalarla ve yönetim krizleriyle gündeme gelmeseydi.
Ama olmadı.
Aylar boyunca yapılan uyarılar dikkate alınmadı.
Yanlışta ısrar edildi.
Ve bugün, aylar önce yazdığımız haberlerin neredeyse tamamı tek tek gerçeğe dönüştü.
Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada şunu söylemekten başka çare kalmıyor.
DAL-BEL’de yaşanan kriz bir günde ortaya çıkmadı.
Bu kriz göz göre göre geldi.
Ve bugün ortaya çıkan tablonun, belediye şirketinde yaşanan yönetim krizinin ve Ortaca’nın önüne çıkan bu ağır faturanın siyasi sorumluluğu Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan’a aittir…
Makale / Haber : Dededektif Gazeteci
Ali ERTURAN


