Ortaca’da son günlerin en sıcak başlığı hiç kuşkusuz otogar meselesi oldu. Ocak 2026 Ortaca Belediyesi Meclis Toplantısı’nda, gündemde olmamasına rağmen ek gündem olarak sunulan Ortaca Otogarı ve çevresine ilişkin proje tanıtımı, beklenmedik biçimde ilçenin geleceğine dair çok daha geniş bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ben bu tartışmayı sadece bir yer değişikliği meselesi olarak görmüyorum; konu, Ortaca’nın kimliği, iradesi ve kendi ayakları üzerinde durma iddiasıyla doğrudan bağlantılı…
Toplantıda yapılan sunum sırasında Ortaca Otogarı’nın Dalaman’a taşınması ihtimali gündeme gelince, mesele teknik bir proje anlatımının çok ötesine geçti. Meclis salonunda ve salon dışında yükselen tepkiler, bu kararın sadece idari bir düzenleme olarak algılanmadığını açıkça ortaya koydu. Bazı meclis üyeleri taşınmanın mümkün ve hatta gerekli olabileceğini savunurken, farklı siyasi görüşlerden birçok üye ise bu adımın Ortaca açısından ciddi sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Bu noktada ben, tartışmanın siyaset üstü bir zemine kaydığını ve doğrudan Ortaca’nın geleceğine odaklandığını düşünüyorum…
Ortaca Belediye Başkanı’nın, otogarın taşınması yönündeki görüşünü seçim sürecinde vatandaşlardan gelen taleplerle ilişkilendirmesi ise tartışmayı daha da derinleştirdi. Çünkü mecliste dile getirilen karşı görüşler, böyle bir talebin kamuoyunda açık, net ve yaygın biçimde bilinir olmadığı yönündeydi. Bu da doğal olarak “Bu karar ne kadar ortak akla dayanıyor?” sorusunu beraberinde getirdi. Benim gözlemim, bu sorunun cevabının henüz toplum nezdinde netleşmediği yönünde…
Ben bir yazar olarak burada durup şu soruyu sormayı da kendimde hak görüyorum: Seçim sürecinde Ortaca halkı gerçekten size “Otogarımız Dalaman’a taşınsın” mı dedi, Sayın Başkan? Ortaca’da yeni ve daha modern bir otogar ihtiyacının dile getirilmiş olması mümkündür; ancak bu ihtiyacın, mevcut otogarın Dalaman’a taşınması yönünde açık ve net bir toplumsal talep olarak ifade edildiği konusunda kamuoyunda ciddi bir tereddüt bulunduğu da ortadadır. Bu tereddüdün giderilmesi, alınacak kararların meşruiyeti açısından büyük önem taşımaktadır…
Toplantı sırasında ve sonrasında esnaf temsilcilerinin ortaya koyduğu tepki ise meselenin ekonomik boyutunu görünür kıldı. Ortaca’daki esnaf ve ulaşım kooperatifleri, otogarın Dalaman’a taşınması halinde ilçede ciddi bir ticari ve sosyal hareket kaybı yaşanacağını ifade ediyor. Bu görüşe göre otogar, yalnızca bir ulaşım noktası değil; ilçenin günlük yaşamını besleyen, esnafın ayakta kalmasına katkı sunan önemli bir merkez. Ben bu noktada, yaklaşık binlerce esnafı doğrudan ya da dolaylı etkileyecek bir kararın çok daha kapsamlı değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim…
Bir diğer önemli detay ise gözden kaçırılmaması gereken idari boyut. Edindiğim bilgilere göre, otogarın Dalaman’a taşınması durumunda tesisin “Dalaman–Ortaca Otogarı” şeklinde kayıtlara geçmesi, Ortaca’nın ilçe kimliği ve kamusal algısı açısından da tartışılmaya açık bir tablo ortaya koyuyor. Ben, bu tür sembolik gibi görünen ama uzun vadede etkili olabilecek detayların yeterince konuşulmadığını düşünüyorum…
Tüm bu gelişmelerin ardından sokakta, kahvede, sosyal medyada yükselen eleştirilerde ortak bir duygu dikkat çekiyor: Ortaca’nın kendi kararlarını üretmekte zorlandığı algısı. Bunu bir suçlama olarak değil, bir kamuoyu hissiyatı olarak ifade etmek gerektiğini özellikle vurgulamak isterim. İlçe halkının bir bölümünde, önemli projelerde Ortaca’nın sürekli başka merkezlerle anılmasının rahatsızlık yarattığı açık. Kültürel değerleri, ekonomik potansiyeli ve tarihsel birikimi olan bir ilçenin, kendi özgün projeleriyle anılmayı hak ettiğine dair güçlü bir beklenti var…
Benim açımdan bu tartışma, yalnızca bir otogarın nerede olacağı meselesi değil. Bu konu, Ortaca’nın kendine güveni, kurumsal kapasitesi ve geleceğe nasıl bir vizyonla bakmak istediğiyle doğrudan ilgili. Halkın beklentisi; daha şeffaf, daha katılımcı ve yerel dinamikleri önceleyen bir yönetim anlayışı. Tartışmaların bu çerçevede ele alınması, hem yönetenler hem de yönetilenler açısından daha sağlıklı bir sürecin önünü açacaktır…
Ortaca bugün bir yol ayrımında. Bu yol, sadece asfaltla, bina ile ya da proje çizimleriyle tanımlanabilecek bir yol değil; bu yol, ilçenin kendi kimliğini nasıl koruyacağına dair bir tercih meselesi. Ben, bu tercihin aceleyle değil, Ortaca halkının tamamını kapsayan bir ortak akılla şekillenmesi gerektiğine inanıyorum… 08.01.2026
Sevgilerimle
Gazeteci Ali ERTURAN
dedektifgazeteci@gmail.com




YORUMLAR