Muğla’nın Ortaca ilçesi 730 gün önce bir hüzne boğuldu. Kentin hafızasına derin izler bırakan, iki dönem Ortaca Belediye Başkanlığı yapan CHP’li Hasan Karaçelik, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı özel hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmiş, tüm şehri derin bir yasa sürüklemişti. Evli ve iki çocuk babası Karaçelik’in vefatı, ailesinin yanı sıra tüm Ortaca’da tarifsiz bir boşluk yaratmıştı…
Ortaca sokaklarında bugün hâlâ aynı cümle dolaşıyor:
“Böyle bir başkan bir daha gelmez…”
Karaçelik’in hayatı da, bıraktığı izler de sıradan değildi.
1955 yılında Ortaca’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini yine bu topraklarda tamamladı, ardından Muğla Turgut Reis Lisesi’nde gençliğini şekillendirdi. 1971 yılında kazandığı Konya Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi Makine Mühendisliği bölümünden 1978’de mezun oldu. Mühendislikten belediyeciliğe uzanan yolculuğu ise 1999 yerel seçimlerinde başladı. CHP’den kontenjan adayı olarak Belediye Meclisi’ne girdi ve Başkan Vekilliği görevini üstlendi. Öğretmen Koray Yalılı ile birlikte Ortaca’nın ilk süreli basılı yayın organı olan Ortaca Postası Gazetesini çıkararak şehrin kültürel hafızasına da önemli bir katkı sundu…
Ama Karaçelik’i “efsane başkan” yapan asıl şey yürüttüğü görevler değil, ortaya koyduğu insani duruş oldu…
Sert görünümlü, koca cüsseli bir adamdı ama içine giren herkes onun pamuk gibi yumuşak kalbini bilirdi. İnsan ayırmazdı, siyasi parti farkı gözetmezdi; haksızlık varsa üzerine gider, lafı eğip bükmezdi. Sokağa çıktığında insanlar bir başkan değil, bir abi görürdü. Onunla konuşan herkes kendini değerli hissederdi. Ortaca’ya yaptığı hizmetler dilden dile dolaştı ama asıl onun hakkında anlatılan hep adamlığı oldu…
20 Kasım 2023’te geçirdiği kalp kriziyle aramızdan ayrıldığında Ortaca bir belediye başkanını kaybetmedi; kentin vicdanını temsil eden karakterini kaybetti…
Aradan geçen iki yıla rağmen değişmeyen tek gerçek var:
Ortaca hâlâ onu konuşuyor…
Hâlâ onu örnek gösteriyor…
Hâlâ “Onun gibisi gelmedi, gelmez” diyor…
Ben onu hiç tanımadım.
Ama anlatılanlarla, geride bıraktığı izlerle, onu anarken insanların gözlerindeki ışıkla…
Keşke tanısaydım dedirten bir adamış.
Ve şimdi bu sözleri onun ardından söylemek boynumun borcu:
Seni hiç tanımadım ama değerli başkan…
Tanımak isterdim.
Nurlar içinde uyu, koca yürekli, dürüst adam…
Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci



