Bir ortaokulda teneffüs zilinin “Kâbe’de Hacılar Hû Der Allah” ilahisiyle değiştirilmesi kamuoyunda tartışma başlattı. Uygulamaya tepki gösteren bir vatandaşın şikâyeti sonrası süreç yargıya taşınırken, konu kısa sürede ülke gündemine oturdu. Ancak olayın yalnızca bir şikâyet meselesi olmadığı, toplumsal bir bakış farkını da ortaya koyduğu görülüyor…
Okul yönetiminin tercih ettiği ilahi, son dönemde dijital platformlarda yüksek dinlenme oranlarına ulaşarak geniş kitlelere yayıldı. Pek çok kişi tarafından sevilen ve manevi içerikleriyle öne çıkan eser, bazı çevrelerce okul ortamında çalınmasının doğal olduğu yönünde değerlendiriliyor…
Türkiye, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülke. Bu topraklarda ilahiler asırlardır kültürel hayatın bir parçası. Camilerde, kandillerde, dini gün ve gecelerde yankılanan ilahiler; sevgi, merhamet, saygı, yardımlaşma ve kardeşlik gibi değerleri merkeze alıyor. Bu nedenle okul zilinin bir ilahi melodisiyle çalınmasının, toplumun manevi kodlarıyla uyumlu bir tercih olduğunu savunanlar bulunuyor…
Destekleyen görüşlere göre burada değişen müfredat değil, ders programı değil, eğitim sisteminin yapısı değil. Sadece zil sesi. Eğitim içeriğinde bir farklılık olmaksızın yapılan bu tercihin, kültürel bir yansıma olarak görülmesi gerektiği ifade ediliyor…
Eğitimciler çocukluk döneminin karakter gelişiminde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. “Ağaç yaşken eğilir” sözü, küçük yaşlarda verilen mesajların ve duyulan sözlerin kalıcı etkisini anlatıyor. İlahilerin içerdiği büyüklerine saygı, küçüklere sevgi, merhamet ve birlik vurgusunun çocukların değer dünyasına olumlu katkı sağlayabileceği dile getiriliyor…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da söz konusu ilahiye ilişkin yaptığı değerlendirmede eserin toplumda geniş karşılık bulduğunu ifade etmiş ve emeği geçenleri tebrik etmişti. Bu açıklama, ilahinin yalnızca dini değil aynı zamanda kültürel bir değer olarak da benimsendiğini gösteren önemli bir işaret olarak yorumlandı…
Mesele sadece bir zil sesi değil. Konu, Türkiye’nin kendi kültürel ve manevi değerlerinin kamusal alanda nasıl yer bulacağıyla ilgili. Destekleyenler ise bunun doğal ve abartılmaması gereken bir uygulama olduğunu düşünüyor…
Haber: Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci



