Muğla’da yaz ayları her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Göz kamaştıran doğası, dünyaca ünlü sahilleri ve eşsiz güzellikleriyle turizmin gözbebeği olan Dalyan, Sarıgerme ve Ortaca bölgesi bu yaz başka bir yönüyle gündeme geldi: sivrisinek kabusu…
Vatandaşın ifadesiyle 2025 yılı, sivrisinek açısından Muğla’nın en rezalet yaz sezonlarından biri olarak tarihe geçti. Her gün binlerce kişinin tatil yaptığı, insanların nefes almak için geldiği bu topraklarda geceleri pencereler açılmadı, bahçelerde oturulmadı, mangallar yakılmadı. Yaz akşamlarının keyfi, sivrisineklerin uğultusuna ve ısırıklarına teslim edildi. Vatandaşlar, “Sivrisinekler sanki uzaydan gelmiş gibi; pantolonun, gömleğin, kazağın üzerinden bile sokuyor” diyor…
Yaz sezonu sona erdi, koca bir yaz geçti ama tablo hiç değişmedi. İnsanlar bahçelerinde bir akşam oturamadı, çayını ya da kahvesini içemedi. Dalyan’dan Ortaca’ya, Sarıgerme’den Güzelyurt’a kadar her mahallede aynı manzara yaşandı: sivrisinek istilası.
Üstelik bu süreçte sivrisinekle mücadele adına köklü ve etkili bir çalışma da yapılmadı. Büyükşehir Belediyesi’ne ait ilaçlama araçları haftada birkaç kez mahalle aralarında göründü, o kadar. Ancak görünen köy kılavuz istemez; bu ilaçlamaların kalıcı bir fayda sağlamadığı ortadadır. Sonbahar gelmesine rağmen hâlâ vatandaş sivrisinekten bunalmış, neredeyse nefret eder hale gelmiştir…
Bu durumun sebebi açıkça ortadadır: Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Ortaca Belediyesi sivrisinekle mücadelede sınıfta kalmıştır.
Bu bir iddia değil, bölgede yaşayan insanların ortak kanaatidir. Dalyan’da, Ortaca’da, Sarıgerme’de, Eskiköy’de, Güzelyurt’ta konuşulan tek konu buydu. İnsanlar soruyor: “Bu kadar vergi ödüyoruz, ama sinekten dışarı çıkamıyoruz. Nerede belediye?”
Oysa yasal görev tanımı son derece nettir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin (f) bendine göre, büyükşehir belediyeleri sinek, sivrisinek, haşere ve benzeri zararlılarla mücadele hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür.
Bunun yanında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi de belediyelere çevre sağlığını koruma, temizlik ve halk sağlığını tehdit eden unsurlarla mücadele etme sorumluluğu yükler.
Yani bu sorun sadece bir sinek meselesi değildir; doğrudan halk sağlığını ilgilendiren, belediyelerin yasal olarak önlem almak zorunda olduğu bir durumdur…
Ancak vatandaşın yaşadığı tablo ortadadır. Ortaca Belediyesi’ne gidip şikayet edenler, “Sivrisinek ilaçlaması büyükşehirin görevi” yanıtını alıyor.
Evet, doğru; sivrisinekle mücadele doğrudan büyükşehir belediyesinin sorumluluğundadır.
Ama bu, ilçe belediyesinin hiçbir şey yapmaması anlamına gelmez. İlçe belediyesi, vatandaş ile büyükşehir arasında köprü olmak, koordinasyonu sağlamak, halkın huzuru için baskı kurmak zorundadır.
Ortaca Belediyesi, “bizim görevimiz değil” diyerek topu taca atamaz. Çünkü vatandaş görev paylaşımını değil, sonucu görmek ister…
Ortaca Belediye Başkanı Evran Tezcan’a buradan açıkça sesleniyorum: Halk sizi bahane üretin diye değil, çözüm bulun diye seçti. Bu ilçede yaşayan insanların akşam yemeğini bahçesinde rahatça yiyebilmesi, çocuğunu dışarı çıkarabilmesi, penceresini açık tutabilmesi sizin de sorumluluğunuzdadır. Belediyecilik sadece parke taşı döşemek, çakıl sermek ya da törenlerde görünmek değildir. Halkın huzurunu korumak, en temel belediye hizmetini sağlamak asli görevdir…
Muğla Büyükşehir Belediyesi de bu konuda üzerine düşeni yapmamıştır. Dalyan gibi, Sarıgerme gibi dünyanın gözdesi olmuş turizm bölgelerinde, milyonlarca turistin geldiği bir yerde, akşamları oturulamaz hale gelmek Muğla’ya yakışmamaktadır.
Tatil yapmak için kredi çeken, tüm yılın yorgunluğunu bu kentte atmak isteyen insanlar bu yaz resmen sineklerle mücadele etti.
Bu kentin imajı, yerel yönetimlerin ilgisizliği yüzünden zedelenmiştir…
Halk söylüyor: “İlaçlama yok, mücadele yok, kimse ilgilenmiyor.”
Kimi kime şikayet edecek?
Ortaca Belediyesi büyükşehiri işaret ediyor, büyükşehir ise programdan bahsediyor.
Sonuç: ne ilaç var, ne çözüm.
Oysa belediyecilik sorumluluk ister. Bir koltukta oturmak yetmez, o koltuğun hakkını vermek gerekir. Vatandaş sinekten bahçesine inemiyorsa, o koltuğun anlamı kalmaz.
Bu halk, sadece huzur istiyor.
Bir bahçede çay içmek, bir mangal yakmak, bir yaz akşamının tadını çıkarabilmek…
Bu kadar basit bir şeyin bile sağlanamadığı bir kentte, kimse “hizmet ettik” diyemez.
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Ortaca Belediyesi, bu yıl sivrisinekle mücadelede sınıfta kaldınız.
Artık bahane değil, icraat zamanı.
Halkın sesi yükseliyor, siz duymasanız da tarih bu ilgisizliği kaydediyor.
Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci
dedektifgazeteci@gmail.com




YORUMLAR