“Hareket olan yerde bereket olur” derler…
Bir ilçede kurumlar, kuruluşlar, siyasi yapılar, sivil toplum kuruluşları ve farklı çevreler birbirlerini ziyaret ediyor, etkinliklerde bir araya geliyor, açılışlara katılıyor, aynı sofralarda buluşuyor ve bütün bunları sosyal medya hesaplarından paylaşıyorsa, dışarıdan bakıldığında orada ciddi bir hareketlilik var demektir…
Peki ya bu hareketliliğin sonucu?
İnsanların artık sosyal medyada kimin kimi ziyaret ettiğinden, kimin kimin yanında fotoğraf verdiğinden çok; bu kadar hareketli görünen bir ortamın arkasında ne gibi çalışmalar yapıldığını, hangi ortak kararların alındığını ve bütün bu buluşmaların toplum için ne üreteceğini merak etmesi çok normal…
Çünkü mesele sadece bir araya gelmek değil, bir araya geldikten sonra ne yapıldığıdır…
Bir bakıyorsunuz biri diğerini ziyaret ediyor, başka bir yerde birileri aynı masada buluşuyor. Bir gün plaket veriliyor, başka bir gün teşekkür ediliyor. Yeni bir mekân açılıyor, açılışta yine tanıdık yüzler görülüyor. Bir başka mekâna ziyaret gerçekleştiriliyor, fotoğraflar çekiliyor ve sosyal medyada paylaşılıyor…
Çaylar içiliyor, yemekler yeniliyor, pastalar kesiliyor…
Sosyal medya açılıyor…
“Şurayı ziyaret ettik.”
“Burada bulunduk.”
“Şu kurumla bir araya geldik.”
“Bu kuruluşu ziyaret ettik.”
“Şu etkinliğe katıldık.”
Fotoğraf, fotoğraf, fotoğraf…
Elbette insanların bir araya gelmesinde, kurumların birbirleriyle iletişim kurmasında, siyasi yapıların veya sivil toplum kuruluşlarının buluşmasında hiçbir sorun yok…
Hatta bunlar olması gereken şeylerdir…
Sorun, bu buluşmaların kendisinde değil; bütün bu hareketliliğin toplum açısından ortaya koyduğu somut sonuçta başlıyor…
Çünkü insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu kadar ziyaretin, buluşmanın, açılışın, plaketin ve fotoğrafın sonunda toplum için ne değişti?
Bir ilçenin gelişmesi için hangi ortak kararlar alındı?
Hangi sorun için somut bir çalışma başlatıldı?
Hangi mesele için bir yol haritası ortaya konuldu?
Burada yaşayan insanların günlük hayatını kolaylaştıracak hangi adım atıldı?
Esnafın, turizmcinin, üreticinin, gençlerin ve vatandaşların karşı karşıya olduğu hangi sorun için kalıcı bir çözüm üretildi?
Elbette yapılan her çalışmayı yok saymak doğru değildir. Ancak kamuoyunun önüne sürekli aynı görüntülerin konulması, doğal olarak yapılan işin sonucunun da sorgulanmasına neden olur…
Çünkü fotoğraf çekmek kolaydır…
Birlikte poz vermek, ziyaret gerçekleştirmek, plaket vermek, teşekkür etmek ve bunları sosyal medyada paylaşmak da kolaydır…
Zor olan ise bütün bu hareketliliğin arkasına somut bir sonuç koyabilmektir…
Kamuoyunun görmek istediği de aslında budur…
Kim kiminle fotoğraf çektirdiğinden çok, o buluşmanın ardından ne yapıldığıdır…
Kim kimi ziyaret ettiğinden çok, o ziyaretin sonunda hangi kararın alındığıdır…
Kim kime plaket verdiğinden çok, o buluşmanın toplum için hangi faydayı ürettiğidir…
Çünkü mesele birbirini ziyaret etmek, birbirini ağırlamak veya birlikte fotoğraf vermek değildir…
Mesele, bütün bu temasların sonunda toplum için ne yapıldığıdır…
Bugün bir kurum, yarın başka bir kuruluş, başka bir gün farklı bir siyasi yapı veya sivil toplum örgütü…
İsimlerin değişmesi, soruyu değiştirmemeli:
Bu buluşmaların sonunda kamu yararına ne yapıldı?
Toplum artık yalnızca “Kim kimi ziyaret etti?” sorusunun cevabını değil, “Bu ziyaretin sonucunda ne oldu?” sorusunun cevabını da bilmek istiyor…
Asıl mesele, bütün bu buluşmaların sonunda ilçede yaşayan insanların ve kamuoyunun yararına hangi ortak kararların alındığı, hangi sorunların çözümü için hangi çalışmaların yapılacağı ve bütün bu görüşmelerin topluma ne gibi somut bir fayda sağlayacağıdır…
Çünkü kamu yönetiminde önemli olan kimin kimin yanında göründüğü değil, o birlikteliğin toplum için ne ürettiğidir…
Tam da bu noktadan baktığımızda, bunca hareketliliğin ardından kamu yararına ortaya konulan somut bir sonuç yoksa, geriye tek bir söz kalıyor…
Körler sağırlar birbirini ağırlar…
Makale / Haber : Dedektif Gazeteci


