Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Dedektif Gazeteci
Dedektif Gazeteci

KAREKTERSİZ

“İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de odur.” Bu söz aslında hayatın en çıplak gerçeğini anlatır. Çünkü insanın özü değişmez. Hele ki mayasında karaktersizlik varsa, onu ne okul eğitir, ne öğüt düzeltir, ne de hayat tecrübeleri olgunlaştırır. Karaktersizlik bir kere ruhuna sinmişse, ömür boyu da sürer.

Karektersiz insanın en belirgin özelliği, çıkarcılığı ve bencilliğidir. Her şeyi kendi menfaatine göre değerlendirir. Onun gözünde insanlar, sadece kullanılacak birer araçtır. İyilikten anlamaz, vefayı bilmez, sadakati tanımaz. Onun dünyasında dostluk, kardeşlik, komşuluk gibi değerler yoktur. Hepsi günü geldiğinde harcanacak birer karttır.

Böyle bir insanla aynı sofraya oturabilirsin, aynı masada bulunabilirsin. Ona iyilik edersin, el uzatırsın, lokmanı paylaşırsın. Ama bilmezsin ki yediği lokmayı bile sana haram ediyor. Çünkü o, senin emeğini kendi hakkı gibi görüyor. Seni kullandığını, seni sömürdüğünü kar sayıyor. Onun için ne emeğin kıymeti vardır, ne fedakârlığın, ne de samimiyetin.

Karektersiz insan maskelidir. Yüzünde güller, dilinde tatlı sözler vardır ama kalbi kötülükle, niyeti çıkarla doludur. Seni kandırır, dost gibi görünür ama arkanı döndüğün anda sırtına hançeri saplar. İşte bu yüzden, karaktersizliği anlamak için çok zaman gerekmez. Davranışlarından, konuşmalarından, hareketlerinden kısa sürede ortaya çıkar. Senin görmen için sadece dikkat etmen yeterlidir.

Ne yazık ki toplumumuzda bu tip insanlar azımsanmayacak kadar çoktur. Hatta öyle ki, çoğu zaman çevresinde “akıllı”, “uyanık” ya da “kurnaz” olarak tanıtılırlar. Oysa yaptıkları sadece basit bir karaktersizliktir. Ama biz çoğu zaman buna ses çıkarmayarak, onları görmezden gelerek ya da “idare edelim” diyerek aslında onlara alan açıyoruz. İşte toplumun en büyük hatası da budur.

Karaktersizlik sadece bireyin meselesi değildir; toplumun başına bela olur. Çünkü güveni, dayanışmayı, adaleti çürüten de bu kişilerdir. Bir kurumda karaktersiz varsa, orada iş ahlakı çürür. Bir siyasette karaktersiz varsa, orada adalet yok olur. Bir dostlukta karaktersiz varsa, orada vefa bitmiş demektir. En büyük kötülükleri de budur: Hem kendi hayatlarını kirletirler hem de çevrelerine bulaştırarak toplumsal çürümeye yol açarlar.

Bir toplum, karaktersizlere prim verdikçe çürür. Onlara hak etmedikleri değer verildikçe, erdemli olanların sesi kısılır. Onun için asıl görev bizlere düşüyor: Karaktersizliği gördüğümüzde sessiz kalmayacağız. Susmak, görmezden gelmek, idare etmek değil; yüzleşmek, ifşa etmek ve hak ettiği mesafeyi koymak zorundayız. Çünkü karaktersizlik bulaşıcıdır, tedavisi yoktur ama korunması mümkündür.

Unutmayalım: Karaktersiz insan asla değişmez. Belki sen onun yüzüne “Sen karaktersizsin” diyemezsin ama o zaten kendi davranışlarıyla bunu gün gibi belli eder. Yapmamız gereken bellidir: Onları tanıyıp hayatımızdan çıkarmak, toplumsal ilişkilerde hak ettikleri yere koymak. Çünkü karaktersizle dostluk da olmaz, iş de olmaz, güven de olmaz…

Karektersiz insan, karaktersizdir.

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER