Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Dedektif Gazeteci
Dedektif Gazeteci

Her Gördüğün Sakallıyı Deden Sanma

Bir gün biri bana çarpıcı bir cümle kurmuştu.

“Avrupa ülkelerine dünyayı hiç bilmeyen birini götürsek, bunlar Müslüman desek inanır” demişti.

İlk duyduğumda abartı gibi gelmişti. Sonra düşündüm.

Çünkü o sözle şunu ima ediyordu: Müslüman olmadıkları hâlde bazı Avrupa toplumları; adalet, kul hakkına riayet, kamu malına zarar vermeme, liyakat, şeffaflık, hukuka bağlılık, saygı, merhamet gibi İslam’ın temel ahlaki prensiplerini günlük hayatta daha görünür biçimde uyguluyor olabilir.

Peki ya biz?

Biz Müslüman bir ülkeyiz. Bunu gururla söylüyoruz. Nüfusumuzun büyük çoğunluğu Müslüman. İnancımız güçlü, dini kimliğimiz net.

Fakat dürüst olmak gerekirse bazen şu soruyu kendime sormadan edemiyorum:

Söylediğimiz ile yaşadığımız aynı mı?

Kimseyi hedef almıyorum. “Herkes böyledir” demiyorum.

Ama inkâr da edemeyiz ki; entrika, görevi kötüye kullanma, torpil, iftira, kamu malını kendi malı gibi görme alışkanlığı gibi sorunların örneklerini toplumumuzda zaman zaman görüyoruz.

Ve en acısı şu:

Bu yanlışları yapanların bir kısmı da kendini “Müslümanım” diye tanımlıyor.

Oysa Müslümanlık sadece kimlik değildir.

Sadece nüfus kâğıdına yazılan bir aidiyet değildir.

Sadece sözle ifade edilen bir inanç da değildir.

Müslümanlık; adaletle hükmetmeyi, emanete sahip çıkmayı, kul hakkından titremeyi, yalandan ve iftiradan uzak durmayı gerektirir. Eğer bu değerler hayatın içinde görünmüyorsa, orada bir çelişki var demektir.

İşte tam bu noktada mesele slogan olmaktan çıkar, vicdan muhasebesine dönüşür.

Bugün bazı Avrupa ülkelerinde bir vatandaş kaybettiği cüzdanını çoğu zaman içindeki parayla birlikte bulabiliyor. Bir kamu görevlisi görevini kötüye kullanırsa ciddi yaptırımlarla karşılaşabiliyor. Sistem kişilere göre değil, kurallara göre işliyor.

Bu tabloya bakıp “Demek ki Müslümanlık böyle bir şeymiş” denilse, insanın itiraz edecek sözü azalıyor.

Ancak burada önemli bir ayrımı net yapmak gerekir:

Bu bir din karşılaştırması değildir.

Bu bir toplum muhasebesidir.

Hiçbir toplum tamamen iyi ya da tamamen kötü değildir. Avrupa’da da ciddi ahlaki sorunlar vardır. Bizde de son derece dürüst, onurlu, ilkeli insanlar vardır. Sorun; bu değerlerin sistemli ve yaygın bir şekilde hayata ne kadar yansıdığı meselesidir.

Asıl problem, inanç ile davranış arasındaki mesafedir.

Biz Müslüman bir ülkeyiz derken, ben kendi payıma düşeni de sorguluyorum.

Trafikte kurallara ne kadar uyuyorum?

Vergimi eksiksiz ödüyor muyum?

Kamu malına kendi malım gibi mi bakıyorum?

Birinin arkasından konuşurken adil miyim?

İftira karşısında susuyor muyum, yoksa yayılmasına ortak mı oluyorum?

Toplumsal çürüme bir anda olmaz.

Küçük tavizlerle başlar.

“Bir kereden bir şey olmaz” diyerek büyür.

“Herkes yapıyor” diyerek meşrulaşır.

Sonra bir bakarsınız ki güven duygusu zedelenmiş, saygı azalmış, insanlar birbirine şüpheyle bakar hâle gelmiş.

En tehlikelisi de şudur:

Dini kimliği güçlü ama ahlaki refleksi zayıf bir toplum ortaya çıkar.

Oysa inanç; insanı daha adil, daha merhametli, daha sorumlu yapmalıdır. Eğer tam tersi bir tablo oluşuyorsa, orada konuşulması gereken bir sorun vardır. Bu sorunu dile getirmek düşmanlık değil, iyileşme arzusudur.

Bu yazıyı kimseyi yargılamak için değil, aynaya bakmak için kaleme alıyorum.

Çünkü ibret başkasının hatasında değil, insanın kendi eksikliğini görebilme cesaretindedir.

Belki de asıl soru şudur:

Müslüman bir ülkede yaşıyor olmak mı önemli,

yoksa Müslümanca bir düzen kurabilmek mi?

Bu sorunun cevabı sloganlarda değil, günlük hayatın içinde saklıdır.

Ben artık insanların söylediğine değil, yaşadığına bakıyorum.

İnanç sözle değil, davranışla görünür olur.

O yüzden her “Müslümanım” diyene değil; adaletli olana, kul hakkından sakınana, emanete sahip çıkana güveniyorum.

Kısacası…

Her gördüğün sakallıyı deden sanma.

Sevgilerimle…

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER