Dün tesadüfen bir arkadaşımla karşılaştım. Gıda sektöründe faaliyet göstermeyi planlıyor. Dalyan’da küçük bir dürüm ve döner işletmesi açmak için günlerdir resmi işlemlerle uğraştığını anlattı. Sohbetimizin sonunda bir kez daha anladım ki, bugün Türkiye’de küçük ya da büyük fark etmeksizin bir işletme açmak zaten zor, onu ayakta tutabilmek ise çok daha zor…
Hayırlı olsun dileklerimi ilettikten sonra yaşadığı süreci anlatmaya başladı. İddiasına göre, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için belediyeye başvurduğunda kendisine esnaf odasına kayıt yaptırması gerektiği söylendi. Ardından esnaf odasına gittiğini, üyelik işlemleri kapsamında kendisinden yaklaşık 11 bin lira talep edildiğini ifade etti. Hatta bu ödemenin nakit olarak istenildiğini de söyledi…
Elbette bu anlatım, arkadaşımın yaşadığını aktardığı sürece ilişkin kendi beyanıdır. Ancak anlattıkları beni tek bir sorunun cevabını aramaya yöneltti…
Vergi dairesine kaydını yaptıran, belediyeden iş yeri açma ve çalışma ruhsatını alan bir esnaf, neden ayrıca esnaf odasına kayıt yaptırmak ve bunun karşılığında ücret ödemek durumunda kalıyor?
Bu soruyu herhangi bir kurumu hedef göstermek ya da peşinen suçlamak için sormuyorum. Aksine, yıllardır birçok esnafın kendi arasında konuştuğu ancak kamuoyunda yeterince tartışılmayan bir sistemi anlamaya çalışıyorum…
Çünkü bugün bir iş yeri açmaya karar veren girişimci, daha kepengini kaldırmadan ağır bir mali tabloyla karşı karşıya kalıyor. İş yeri kirası, depozito, tadilat masrafları, ekipman giderleri, vergi, muhasebeci ücreti, SGK yükümlülükleri, belediye harçları, elektrik, su, doğalgaz derken daha ilk müşteri içeri girmeden binlerce liralık maliyet oluşuyor…
Tam da hayat pahalılığının her geçen gün arttığı, mevcut esnafın ayakta kalabilmek için büyük mücadele verdiği bir dönemde, yeni bir işletme kurmaya çalışan insanlara daha fazla destek olunması gerekmez mi?
Esnafı cesaretlendirecek, yatırım yapmasını kolaylaştıracak, üretimi ve istihdamı artıracak adımlar atılması beklenirken, yolun daha başında karşılaşılan her yeni mali yük doğal olarak sorgulanıyor…
İnsanlar daha işini kurmadan yoruluyor. Daha ilk siftahını yapmadan hesap kitap yapmak zorunda kalıyor. Daha umutla çıktıkları yolun başında bürokrasi ve art arda gelen maliyetlerle mücadele ediyor. Oysa bugün Türkiye’nin ihtiyacı; üreten, istihdam sağlayan, vergi veren ve ekonomiye katkı sunan daha fazla girişimci değil mi? Eğer öyleyse, yeni bir işletme açmak isteyen insanların önüne yeni yükler koymak yerine onların elinden tutulması, cesaretlendirilmesi ve desteklenmesi gerekmez mi?
İşte tam da bu nedenle birçok kişi şu sorunun cevabını merak ediyor.
Esnaf odalarına ödenen kayıt ücretleri ve aidatların karşılığında esnaf hangi hizmetleri alıyor?
Bir esnaf ekonomik sıkıntıya düştüğünde odası onun yanında oluyor mu? Artan maliyetler karşısında haklarını kim savunuyor? Küçük esnafın sesi karar vericilere ne kadar ulaştırılıyor? Esnaf odaları yalnızca kayıt işlemlerinin yapıldığı kurumlar mı, yoksa üyelerine somut katkı sunan, sorunlarına çözüm üreten meslek kuruluşları mı?
Ortaca’da bir esnafın yaşadığını anlattığı süreç, aslında Türkiye’nin birçok noktasında dillendirilen benzer tartışmaları yeniden gündeme getiriyor. Bu nedenle mesele yalnızca Ortaca’nın değil, Türkiye’nin dört bir yanında iş kurmaya çalışan, üreten ve ayakta kalmaya çalışan binlerce esnafın ortak meselesidir…
Bu yazının amacı herhangi bir kurumu yargılamak ya da peşinen suçlamak değildir. Gazeteciliğin en önemli görevlerinden biri, toplumun konuştuğu ancak yeterince cevap bulamadığı soruları kamuoyu adına sormaktır. Bugün de yaptığımız tam olarak budur.
Şimdi sözü sizlere bırakıyoruz.
Bu yazıyı okuyan tüm esnaflara bir çağrımız var.
Küçük ya da büyük ölçekli işletme sahibi olmanız fark etmez. Eğer bir esnaf odasına kayıtlıysanız, yaşadığınız deneyimleri bizimle paylaşın.
Kaç yıldır esnaflık yapıyorsunuz? Üyesi olduğunuz esnaf odası bugüne kadar size hangi konularda destek oldu? Hangi sorunlarınızın çözümünde yanınızda yer aldı? Ya da sizce hiçbir katkı sağlamadı mı?
Lütfen görüşlerinizi ve yaşadığınız tecrübeleri yorumlarda bizimle paylaşın. Çünkü bu tartışmanın sağlıklı bir zeminde ilerleyebilmesi için en değerli kaynak, yıllardır sahada mücadele eden esnafın kendi deneyimleridir.
Belki de bu sorunun en doğru cevabını, her sabah dükkânının kepengini açan, risk alan, vergi veren, istihdam sağlayan ve tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan esnaf verecektir.
Esnaf odalarının esnafa ne faydası var?
Makale Haber / Dedektif Gazeteci Ali ERTURAN


