Türkiye’de ‘lokasyonu en iyi okul’ seçilen Dalyan Naciye Tınaztepe İlkokulu’nun taşınma masrafları için velilere WhatsApp grubundan IBAN gönderildi. Bağışın zorunlu olmadığı belirtilse de uygulama veliler arasında tartışma yarattı.
Muğla’nın Ortaca ilçesinde günlerdir konuşulan deprem dayanıklılığı tartışması nihayet sonuçlandı. Yaklaşık on yıl önce başlatılan risk tespit çalışmaları kapsamında ikinci grupta yer alan Naciye Tınaztepe İlkokulu ve Ortaokulu, Yunus Emre İlkokulu ve Turizm Otelcilik Okulu için Pamukkale Üniversitesi’nden gelen uzmanların hazırladığı raporlar Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulmuştu. Bakanlık, okulların depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararını verdi. Kararın ardından okullar hızla boşaltılmaya başlandı ve öğrenciler taşımalı sistemle farklı okullara yönlendirildi.
Bu süreçte Naciye Tınaztepe İlkokulu’nun Ortaca Şehit Piyade Asteğmen Ünal Daka İlkokulu’na taşınmasına karar verildi. Ancak taşınma hazırlıkları devam ederken, Okul Aile Birliği velilere gönderdiği mesajla hem fiili destek istedi hem de okulun taşınma masrafları için IBAN numarası paylaşarak maddi katkı talebinde bulundu.
Velilere iletilen mesajda, taşınma için gönüllü desteğin yanı sıra bağışların okul aile birliği hesabına yatırılabileceği belirtildi. Fakat bu çağrı veliler arasında tartışma yarattı. Bir veli, okul yönetimine yazdığı yanıtta şu ifadeleri kullandı:
“İlgili makamlar bizim vergilerimizden aldıkları bütçeler ile çocuklarımızın anayasal hakkı olan eğitim konusunda gereğini yapsınlar. Çocuğum dört senedir bu okulda öğrenim görmekte ve bu süre zarfında gerek maddi gerek manevi hiçbir yardımdan kaçmadım. Ancak taşınma masrafları devletin görevidir, velilerin değil.”
Anayasa’nın 42. maddesi, her çocuğun eğitim hakkını açıkça güvence altına alırken, aynı zamanda devletin bu hizmeti ücretsiz sağlamakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla bir okulun depreme dayanıksız olması ve yıkılarak yeniden yapılması kararı velilerin veya öğrencilerin sorumluluğunda değildir. Bu noktada Okul Aile Birliği’nin velilerden taşınma masrafları için para talep etmesi, hukuken tartışmalı ve vicdanen de kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor.
Ortaca’daki öğrencilerin ve velilerin karşı karşıya kaldığı bu tablo, kamu kaynaklarının doğru şekilde kullanılmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çünkü eğitim bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Çocukların güvenli okullarda, devletin sağladığı imkânlarla öğrenim görmesi, tartışmaya kapalı bir zorunluluktur.
Unutulmaması gereken gerçek şudur: Depreme dayanıksız okulların yıkılması bir zorunluluktur ama bu zorunluluğun maliyeti hiçbir koşulda öğrencilerin sırtına yüklenemez… 26.08.2025
Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci



