Kimi elindeki çamura bir şekil vermeye çalıştı, kimi hayatında ilk kez seramik sanatının incelikleriyle tanıştı. Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan’da, seramik sanatçısı Ayşe Tuyan Bilecik Fidan’ın dostlarıyla bir araya geldiği pazar günü, alışılmış buluşmalardan biraz farklıydı.
Dalyan’da üç yıldır yaşayan, yedi yıldır seramik sanatıyla ilgilenen ve Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Seramik Bölümünden mezun olan Ayşe Tuyan Bilecik Fidan, sanatına duyduğu sevgiyi bu kez dostlarıyla paylaştı…

Pazar günü evlerinin bahçesinde bulunan seramik atölyesinde bir araya gelen davetliler, yalnızca seramik sanatını dinlemekle kalmadı, bu sanatın nasıl bir emek, sabır ve beceri gerektirdiğini de bizzat deneyimledi…
Ayşe Hanım önce kendisini ve sanat yolculuğunu anlattı. Ardından seramik yapımında kullanılan kil çamurunu davetlilerin ellerine verdi. İşte o andan itibaren ortaya oldukça renkli görüntüler çıktı…

Kimi çamura istediği şekli vermeye çalışırken kimi yaptığı şekli beğenmeyip yeniden başladı. Masanın etrafında zaman zaman gülüşmeler yükseldi. Bir yandan sohbetler devam etti, diğer yandan ellerdeki çamur yavaş yavaş farklı şekillere bürünmeye başladı…
Seramik sanatını uzaktan izlemekle onu bizzat deneyimlemek arasında ne kadar büyük bir fark olduğunu görmek için o masanın etrafında bulunmak yeterliydi…

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Seramik Bölümünden mezun olan Ayşe Tuyan Bilecik Fidan, yedi yıllık sanat yolculuğunda edindiği bilgi ve deneyimi kendine özgü yöntemlerle birleştiriyor. Seramik sanatının inceliklerini öğretirken klasik anlatımın ötesine geçen Fidan, geliştirdiği uygulamalı tekniklerle öğrenme sürecini kolaylaştırmayı ve katılımcıların konuyu daha kısa sürede kavramasını amaçlıyor.

Onu farklı kılan özelliklerden biri de yalnızca nasıl yapılacağını anlatmakla yetinmemesi. Karşısındaki kişinin öğrenme hızını ve becerisini dikkate alarak yol gösteriyor, gerektiğinde aynı işlemi farklı yöntemlerle açıklıyor. Böylece seramikle ilk kez tanışan birinin bile çamura şekil verme sürecine katılmasını kolaylaştırıyor.

Mesleğine duyduğu sevgiyi akademik birikimi ve kendine özgü öğretim yaklaşımıyla birleştiren Fidan, seramik sanatını yalnızca uygulayan değil, bu sanatın inceliklerini başkalarına da aktarabilen bir isim olarak dikkat çekiyor.
Pazar günkü buluşmada da bu yaklaşımını görmek mümkündü. Ayşe Hanım katılımcılarla tek tek ilgilendi, seramik çarkının başında uygulamalı olarak yol gösterdi. Özellikle küçük bir çocuğun çarkın başında çamura şekil vermeye çalıştığı anlar, günün en güzel görüntülerinden biriydi.

Güzel havanın da eşlik ettiği buluşmada, bahçede hazırlanan ikramlar ve samimi sohbetler günün sıcaklığını artırdı. Ayşe Hanım’ın eşi Alaaddin Fidan ile annesi Leyla Zekiye Aktekin’de gün boyunca davetlilerle ilgilenerek bu güzel buluşmaya katkıda bulundu.
Burada dikkatimi çeken yalnızca ortaya çıkan seramik çalışmaları değildi. İnsanların bir araya gelmesi, günlük hayatın telaşından uzaklaşarak ellerindeki bir parça çamurla uğraşması ve bundan keyif almasıydı.
Ayşe Tuyan Bilecik Fidan, yaptığı işi severek yaptığını söylüyor. Onu çalışırken, anlatırken ve başkalarına öğretirken gördüğünüzde bu sözün karşılığını da görüyorsunuz.

Çünkü bazı meslekler yalnızca bilgiyle değil, sabırla, emekle ve en önemlisi sevgiyle yapılıyor.
Dalyan’da geçirdiğimiz bu pazar gününden geriye yalnızca şekillendirilen çamurlar değil, güzel sohbetler, gülümsemeler ve sanatın insanları bir araya getiren gücü kaldı.
Bazen güzel bir pazar günü geçirmek için büyük organizasyonlara ihtiyaç yok. Bir masa, bir avuç çamur, birkaç dost ve yaptığı işi gerçekten seven bir insan yeterli...
Haber / Makale: Dedektif Gazeteci Ali ERTURAN
Uluslararası Gazeteciler Delegasyonu Genel Başkanı


