Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Dalbel’de sır perdesi aralanıyor: Etkili bir isimden dikkat çeken açıklamalar

Dalbel A.Ş. etrafında haftalardır süren tartışmalar Ortaca gündemindeki yerini koruyor.

Dalbel A.Ş. etrafında haftalardır süren tartışmalar Ortaca gündemindeki yerini koruyor. Daha önce yayımladığım yazıda şirket içinde yönetim sorunları, bütçe belirsizlikleri ve şeffaflık eksikliğinin kamuoyunda rahatsızlık yarattığını aktarmıştım. İbrahim İlhan’ın sert ifadelerle istifasının ardından kurumun toparlanamaması, ilçede büyüyen bir güvensizlik ortamı oluşturmuş durumda.

İlhan’ın ayrılışından sonra ortaya atılan iddialar arasında, şirketin sorumlu müdürünün işletmeleri tek başına yönettiği, personel alım ve çıkarma süreçlerinde kendi inisiyatifinin öne çıktığı ve bir toplantıda “Bana ne Hüsnü Sarı ne de Evran Tezcan karışamaz” yönünde ifadeler kullandığına dair söylentiler yer alıyor.
Bu sözlerin doğruluğu henüz resmi kurumlarca teyit edilmemiş olsa da kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

Dalbel bütçesinin nasıl harcandığı da soru işareti. Yaza veda ve kışa merhaba etkinliklerine dair harcama kalemlerinin şeffaf biçimde açıklanmaması, “Bu bütçeler hangi kriterlere göre harcandı?” sorusunu gündeme taşımış durumda.

Bu tartışmalar sürerken, Dalbel’de bir dönem görev yapan bir çalışanın CİMER’e yaptığı başvuruda bazı işletmelerde paraların kasaya girmeden “kasa altından alındığı” yönündeki iddialar, sürece yeni bir boyut ekledi. Bu başvuru üzerine Muğla İl Jandarma Komutanlığı’ndan iki rütbeli personelin Ortaca’ya gelerek ilgili kişiyi dinlediği; Kaymakamlığın da başvuruyu yapan kişiden ek bilgi istediği kamuoyunda konuşulan bilgiler arasında yer alıyor.
Bu gelişmeler, iddiaların resmi makamlarca önemle değerlendirildiğine işaret ediyor.

Diğer yandan, gazeteci Ömer Kundakçı’nın Facebook’ta
“Ortaca Belediyesi’nde Mobbinge Taciz Eklendi…”
başlıklı paylaşımı ilçede geniş yankı uyandırdı ve tartışmaların kapsamını genişletti.

Süreç boyunca temkinli davranan bir gazeteci olarak araştırmalarımı sürdürdüm. Bu süreçte hem CİMER başvurusunda yer alan iddiaları hem de Kundakçı’nın ifadelerini doğrular nitelikte bir kişiyle telefon görüşmesi yaptım. Görüştüğüm kişinin ilçede etkin bir konumda bulunduğunu biliyorum. Görüşmenin röportaj formatına dönüştürülmüş kısmı şu şekildedir:

Ben: Bu durum sadece bir işletmede mi yaşanmış?
Etkin kişi: Aynen abi… Kafe Kefal’de, Kordon’da ve Kral’da benzer şikâyetler konuşuluyor.
Ben: Kaynağın sağlam mı?
Etkin kişi: Sağlam abi. Sarıgerme’de ve Kültür’de sorun olmadığı söyleniyor ama diğer işletmeler farklı.
Ben: Ömer Kundakçı’nın yazdıklarıyla örtüşüyor mu?
Etkin kişi: Örtüşüyor. Kasiyerlerin kendi kafalarına göre düzen oluşturduğu konuşuluyor.”
Ben: Kaymakam devreye girdi mi?
Etkin kişi: İddialara göre kaymakam ‘bu işi temizleyin’ demiş. Başkan İzmir’den döndüğünde bazı adımlar atılacağı konuşuldu. Muhtemelen pazartesi günü bazı kararlar alınacak.

Etkin kişi ayrıca, İbrahim İlhan’ın ayrılığından sonra 4–5 milyon lira civarındaki bir vurgunun akıbetine dair soru işaretlerinin bulunduğunu dile getirdi.
Son günlerde Dalbel sorumlu müdürüne yakın çevrelerde “yaptıklarımdan pişmanım” dediği yönünde ifadeler konuşulsa da bunların doğruluğu resmi açıklamalar veya hukuki süreçlerle desteklenmediği sürece kesinlik taşımıyor.

Öte yandan, beş muhtarın Dalbel sorumlu müdürünün görevden alınması için belediye başkanına başvurduğu ve bu ziyaret sırasında sözlü bir tartışma yaşandığı yönündeki bilgiler de tartışmanın kapsamını genişleten başka bir unsur olarak öne çıkıyor.

Tüm bu iddialar, Ortaca’da belirgin bir huzursuzluk yarattı. Kamuoyu Dalbel yönetiminden ve özellikle belediyeden şeffaf, kapsamlı ve tatmin edici bir açıklama bekliyor.
Çünkü tartışmaların odağında yalnızca sorumlu müdür değil, asıl muhatap olarak Belediye Başkanı Evran Tezcan’ın olduğu sıkça dile getiriliyor.
İlçede konuşulanlara göre Tezcan’ın uzun süredir gündemde olan iddiaların üzerine gitmediği, CİMER başvurusu yapan kişiyle görüşmediği ve süreci kendi akışına bıraktığı yönünde eleştiriler var.

Gerek Dalbel yönetiminin gerek belediye yönetiminin kamuoyundaki iddialara ilişkin net, anlaşılır ve resmi açıklamalar yapması, belirsizliği gidermek adına büyük önem taşıyor.
Aksi takdirde, söylentilerin büyümesi ve yönetimsel çözülme algısının güçlenmesi kaçınılmaz görünüyor…

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci