Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Dedektif Gazeteci
Dedektif Gazeteci

Dal-Bel’de Sessiz Kriz: İlhan Gitti, Denge Bozuldu

Ortaca’da belediyeye bağlı şirket Dal-Bel A.Ş., son haftalarda adeta sessiz bir fırtınanın merkezinde.

Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim İlhan’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı sert istifa açıklaması, yalnızca Ortaca’da değil, tüm Muğla genelinde yankı uyandırdı.

İlhan, açıklamasında “parti içi ayrışmalar, dedikodular, kumpaslar ve küçük bir grubun yürüttüğü entrikalar” nedeniyle görevini sürdüremediğini belirterek, koltuğunu bıraktı.

Ancak bu istifanın ardından geçen haftalarda Ortaca Belediye Başkanı Evran Tezcan’dan ya da belediye yönetiminden tek bir resmi açıklama gelmedi.

Dal-Bel Kimin Emanetinde?

İlhan’ın ayrılığının ardından kamuoyu haklı olarak şu soruyu soruyor:

“Dal-Bel’i şu anda kim yönetiyor?”

Resmiyette yönetim kurulu başkanı hâlâ Evran Tezcan görünüyor. Ancak sahada tablo bambaşka.

İddialara göre Tezcan, Dal-Bel’in yönetim ofisine yalnızca İbrahim İlhan döneminde bir kez uğradı ve o tarihten bu yana hiçbir denetim ya da doğrudan kontrol gerçekleştirmedi…

Eğer bu doğruysa, Ortaca’nın en değerli belediye şirketi fiilen sahipsiz kalmış demektir.

Kurumsal Çizgi Kaydımı?

Kuruma yakın kaynaklar, şu anda mesul müdür olarak görev yapan Ş.V.’nin personel toplantılarında “Memnun olmayan istifa etsin, bana kimse dokunamaz; Başkan da, Başkan Yardımcısı da karışamaz” dediğini iddia ediyor.

Bu tür ifadeler doğruysa, kurum içi disiplinin ne kadar zedelendiği ortadadır.

Dahası, Ş.V.’nin ailesiyle birlikte Dal-Bel işletmelerinde yemek yiyip içtiği ve hesap ödemeden ayrıldığı yönündeki söylentiler de kamuoyunda konuşulmaktadır.

Bu iddialar, yalnızca söylenti olarak kalmamalı; hukuk önünde açıklığa kavuşturulmalı ve gerekirse resmi inceleme başlatılmalıdır.

İlhan Gitti, Denge Bozuldu

Bugün Ortaca sokaklarında sıkça dile getirilen bir cümle var:

“İbrahim İlhan gitti, Dal-Bel rotasını kaybetti.”

İlhan döneminde kurum içinde düzen, denge ve disiplin vardı.

Çalışanlar huzurluydu, sistem rayındaydı. Dedikodu değil üretim, keyfilik değil liyakat konuşuluyordu.

Onun ayrılışından sonra yaşanan belirsizlik, hem çalışanları hem de vatandaşları tedirgin etmiş durumda.

Kamu Malı, Kişisel Hırsların Üstündedir

Ortaca halkı, Dal-Bel’de yaşanan bu tabloyu yakından izliyor.

Kamu kurumları, şahısların değil halkın ortak malıdır.

Bu nedenle yönetim boşlukları, kişisel hesaplaşmalarla değil, şeffaflık ve sorumlulukla doldurulmalıdır.

İlhan’ın istifasına neden olan süreç araştırılmalı; eğer ortada hiçbir hukuki engel yoksa İbrahim İlhan yeniden göreve çağrılmalıdır.

Zira kamu vicdanı, deneyimli ve güvenilir isimlerin görevde olmasını ister.

Ortaca’nın emanetine sahip çıkmak, bir tercih değil vicdani bir sorumluluktur.

Bugün Dal-Bel’de yaşanan sessizlik, yalnızca bir yönetim krizini değil, bir sahiplenme eksikliğini gösteriyor.

Unutmayalım:

Bazen bir kurumun ayağa kalkması, yeni yüzlerle değil; doğru insanların geri dönmesiyle mümkün olur…

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER