Sevgili okurlar, Ortaca’da inanın CHP’yi kimin yönettiği, YENİ Parti’yi kimin yöneteceği benim için hiç önemli değil. İlçe başkanı Ahmet olmuş, Mehmet olmuş, Aziz olmuş, Umut olmuş; benim açımdan değişen hiçbir şey yok. Ben bir ilçe başkanının hangi partiden olduğuna değil, oturduğu koltuğun hakkını verip vermediğine bakarım. Hiç kimseye yakın değilim, olmam da. Yanlış gördüğümü eleştiririm; güzel bir iş yapılmışsa da kim yapmış diye bakmadan takdir eder, tebrik ederim…
Ama Ortaca’da öyle bir siyaset yapılıyor ki, yıllardır bu ilçenin siyasetinin içinde olan, yerel yönetimlerle temas hâlinde bulunan, belediye ve Büyükşehir yöneticileriyle aynı toplantılara katılan, sorunları bilen, gören, konuşan insanlar; seçim zamanı geldiğinde sanki Ortaca’yı yeni keşfetmiş gibi karşımıza çıkıp sorunları sıralamaya başlıyor…
Bu klasik siyasetçi davranışı değil de nedir?
YENİ Parti Ortaca İlçe Başkanlığı seçimi yaklaşıyor. İlçe Başkan Adayı Aziz Türkmen de basın mensuplarıyla bir araya gelmiş, açıklamalarda bulunmuş. Açıklamalarını baştan sona okudum…
Gazeteciler sormuş:
“Ortaca’nın en önemli üç sorunu nedir?”
Aziz Türkmen sıralamış:
Pahalılık… Otopark… Yerel yönetim aksaklıkları ve altyapı sorunları…
Ardından Bahçelievler, Yerbelen, Arıkbaşı ve Dikmekavak mahallelerindeki kanalizasyon sıkıntılarından söz etmiş…
Sonra da şöyle demiş:
“Ben 1976 yılında Bahçelievler’de doğdum, buranın çocuğuyum ve eksiklikleri biliyorum. Ortaca’da 27 mahalle muhtarının 26’sıyla sürekli istişare halindeyim. Bunları becerebileceğime inancım tam.”
Bir dakika Aziz Bey…
Neyi becereceksiniz?
Pahalılığı mı?
Otopark sorununu mu?
Altyapıyı mı?
Çünkü aynı açıklamanızın başka bir bölümünde bu defa:
“Ben belediyeyi yönetmeye değil, Yeni Parti’yi yönetmeye ve genel seçimlere hazırlamaya adayım.” diyorsunuz.
Benim kafam burada karışıyor.
Bir taraftan belediyeyi yönetmeye aday olmadığınızı söylüyorsunuz, diğer taraftan Ortaca’nın üç önemli sorununu sıralayıp “Bunları becerebileceğime inancım tam” diyorsunuz.
O halde açıklayın Aziz Bey.
Neyi, nasıl becereceksiniz?
İlçe başkanı seçildiğinizde pahalılık konusunda ne yapacaksınız?
Ortaca’nın otopark sorunu konusunda ne yapacaksınız?
Altyapı konusunda ne yapacaksınız?
Hangi yetkiyle, hangi kurumla, hangi projeyle?
Yok, “Ben bunları bizzat çözeceğim demedim” diyorsanız, o zaman da “Bunları becerebileceğime inancım tam” sözünüzle neyi kastettiğinizi anlatın.
Çünkü Ortaca’da otopark sorunu olduğunu öğrenmek için ilçe başkanlığına aday olmanıza gerek yoktu Aziz Bey.
Siz zaten yıllardır bu ilçenin siyasetinin içindesiniz.
Üstelik iki dönemdir Bahçelievler Mahalle Muhtarısınız. Geçmişte CHP ilçe yönetiminde görev yaptığınızı da yine siz anlatıyorsunuz.
Burada mesele hangi partide olduğunuz değil. Bunu özellikle söylüyorum.
Mesele, yıllardır Ortaca siyasetinin içinde bulunan, yerel yönetimlerle temas hâlinde olan bir siyasetçinin bugün çıkıp Ortaca’nın sorunlarını sıralaması.
Siz belediye başkanı değildiniz. Dolayısıyla size “Kanalizasyonu niye yapmadınız?” diye sormak haksızlık olur.
Ben onu sormuyorum.
Ben başka bir şey soruyorum:
İki dönemdir Bahçelievler Mahalle Muhtarı olarak bu sorunların çözülmesi için bugüne kadar ne yaptınız?
Kaç yazılı başvurunuz var?
MUSKİ’ye hangi tarihlerde başvurdunuz?
Büyükşehir Belediyesiyle kaç kez görüştünüz?
Ortaca Belediyesiyle otopark konusunda hangi görüşmeleri yaptınız?
Hangi önerileri sundunuz?
Hangi sonuçları aldınız?
Varsa belgelerinizi gönderin.
Memnuniyetle yayınlarım.
Çünkü siz basın toplantısında Ağustos ayında MUSKİ Daire Başkanlığının düzenlediği muhtarlar toplantısında söz aldığınızı ve mahallenizdeki kanalizasyon sıkıntısını dile getirdiğinizi de anlatıyorsunuz.
Güzel.
Ama siz iki dönemdir muhtarsınız.
Ben de doğal olarak soruyorum:
Ağustos 2026’dan önce ne yaptınız?
Bu sorun ne zamandan beri var?
İlk resmî başvurunuzu hangi tarihte yaptınız?
Sonuç alamadıysanız kamuoyunun önüne çıkıp ilgili kurumlara çağrıda bulundunuz mu?
Çünkü bugün ilçe başkanlığına aday olduğunuzda “Ortaca’nın sorunu” diye anlattığınız bir mesele yıllardır varsa, ben de iki dönemdir muhtarlık yapan bir isme bu sorunun çözümü için bugüne kadar ne yaptığını sorarım.
Gelelim otoparka…
Ortaca’nın merkezindeki otopark sorunu da dün sabah ortaya çıkmadı.
Siz de dün Ortaca’ya gelmediniz.
Kendiniz söylüyorsunuz:
“Buranın çocuğuyum ve eksiklikleri biliyorum.”
Madem biliyordunuz, bugüne kadar otopark konusunda ne yaptınız?
Yerel yöneticilerle görüştünüz mü?
Bir öneri sundunuz mu?
Bir proje hazırladınız mı?
Bir açıklama yaptınız mı?
Yaptıysanız gösterin.
Biz de hakkınızı teslim edelim.
Gelelim “pahalılık” meselesine…
Orada da önce neyi kastettiğinizi anlatmanız gerekiyor Aziz Bey.
Neye göre pahalılık?
Türkiye genelindeki hayat pahalılığından mı söz ediyorsunuz?
Ortaca’daki fiyatlardan mı?
Pazardan mı?
Marketlerden mi?
Esnaftan mı?
Turizm işletmelerinden mi?
Yoksa Ortaca’da fırsatçılık yapıldığını mı düşünüyorsunuz?
Bunu açıkça söyleyin ki neyi çözmeye talip olduğunuzu anlayalım.
Çünkü “pahalılık var” demek kolay.
Bunu Ortaca’da pazara çıkan vatandaş da biliyor.
İlçe başkanlığına aday olan bir siyasetçiden benim beklediğim, bildiğimiz sorunları bize yeniden anlatması değil.
Çözüm için ne yapacağını anlatması.
Bir de gelelim muhtarlık meselesine…
Hatırlarsanız daha önce size açıkça sordum:
“İlçe başkanı seçilirseniz muhtarlıktan istifa edecek misiniz?”
O gün telefonla da ulaşmaya çalıştım, cevap alamadım.
Şimdi basın toplantısında diyorsunuz ki:
“8 Eylül tarihi itibarıyla muhtarlık görevimi azam olan arkadaşıma devrederek Yeni Parti Ortaca İlçe Başkanlığına adaylığımı resmen açıkladım. Şu an yasal izindeyim, herhangi bir maaş almıyorum. Eğer bu yola baş koyduysam ve arkadaşlarımla savaş vereceksem, muhtarlığı dahi bırakırım.”
İyi de Aziz Bey…
Ben size “Muhtarlığı azanıza devrettiniz mi?” diye sormadım.
Ben size “İlçe başkanı seçilirseniz muhtarlıktan istifa edecek misiniz?” diye sordum.
“Yasal izindeyim” diyorsunuz.
“Maaş almıyorum” diyorsunuz.
“Muhtarlığı dahi bırakırım” diyorsunuz.
Ama hâlâ:
“İlçe başkanı seçilirsem muhtarlıktan istifa edeceğim” demiyorsunuz.
O halde aynı soruyu bir kez daha soruyorum:
YENİ Parti Ortaca İlçe Başkanı seçilirseniz Bahçelievler Mahalle Muhtarlığından istifa edecek misiniz, etmeyecek misiniz?
Cevabı çok basit:
Evet veya hayır.
Bir de “maaş almıyorum” demişsiniz.
Bunu da siz söylediğiniz için soruyorum:
Hangi tarihten beri maaş almıyorsunuz?
8 Eylül’den itibaren mi?
İzniniz hangi tarihte başladı, hangi tarihte sona erecek?
Bunların hepsinin bir cevabı vardır.
Yanlış anlaşılmasın; benim derdim Aziz Türkmen’in maaşı değil.
Benim derdim, kamuoyuna yapılan bir açıklamadaki ifadelerin açık ve anlaşılır olması.
Siyasetçi konuşuyorsa gazeteci sorar.
Hele seçim öncesinde konuşuyorsa daha çok sorar.
Ben sizin rakibiniz değilim Aziz Bey. Delege de değilim. Sandığa gidip size veya rakibinize oy verecek kişi hiç değilim.
Kimin ilçe başkanı olacağına YENİ Parti delegeleri karar verecek.
Benim işim başka.
Ben söylenenlere bakarım.
Soruları sorarım.
Cevapları kamuoyuna aktarırım.
Güzel bir şey yaparsanız takdir ederim.
Yanlış gördüğüm bir şey olursa da eleştiririm.
Bugün söylediğiniz “pahalılık, otopark ve altyapı” sorunlarının Ortaca’da var olup olmadığı ayrı mesele.
Benim size sorduğum daha basit:
Bu sorunları bugün sıralıyorsunuz da, yıllardır Ortaca siyasetinin içinde olan biri olarak dün çözülmeleri için ne yaptınız?
Ve yarın ilçe başkanı seçilirseniz:
Neyi farklı yapacaksınız?
Bir de daha önce sorduğum ve cevabını alamadığım soruyu bir kez daha sorayım:
İlçe başkanı seçilirseniz muhtarlıktan istifa edecek misiniz?
Hepsi bu.
Cevabınız varsa gönderin.
Tek kelimesini kesmeden yayınlayacağım.
Makale: Dedektif Gazeteci Ali ERTURAN – Uluslararası Gazeteciler Delegasyonu Genel Başkanı.


