Sevgili okurlar, Ortaca’da eğitim camiası son yıllarda sık sık idari ve adli süreçlerle gündeme geliyor. İlçede hemen her dönem, çeşitli iddialar ve bu iddialara ilişkin yürütülen inceleme ve soruşturmalar kamuoyunun dikkatini çekiyor…
Bugün yine dikkat çeken iddiaların gölgesinde yürütülen bir süreci ele alacağız. Bu kez konu, otizmli öğrenciler için başlatıldığı belirtilen bağış çalışmasına ilişkin ortaya atılan iddialar…
Ortaca, son yıllarda eğitim alanında yaşanan gelişmelerle kamuoyunda sıkça konuşulan bir ilçe olmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte, Ortaca’da son beş yıl içerisinde eğitim camiasında yaşanan olayları ayrıca kaleme alarak sizlerle paylaşacağım. İnanıyorum ki o dosyayı okuduğunuzda, yaşananlar adeta bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçecek.
Takipte Kalın : https://www.instagram.com/mugla.haber.ajansi/ https://www.instagram.com/gazetecialierturan/
Şimdi gelelim bugün kamuoyunun dikkatine sunduğumuz dosyaya…
Ortaca’da, Şehit Piyade Asteğmen Ünal Daka İlkokulu’nda otizmli öğrenciler için başlatıldığı belirtilen bağış sürecine ilişkin ortaya atılan iddialar, hem eğitim camiasında hem de kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden oluyor. İddiaya göre, otizmli öğrencilerin daha sağlıklı koşullarda eğitim alabilmesi amacıyla bir bağış çalışması başlatıldı ve ilçe genelinde çok sayıda kişi ve işletmeden destek talep edildi…
Bu kapsamda Aydın Dil Kursu, Ecem Ekmek, Selçuk Kamacı, Su Şarküteri, Çağdaş Orkestra, Gümüş Doğan Su Ürünleri, Roma Pastanesi, Divan Ev, SkyKids, Yörem Kasap, Tarık Özalp, Defne Organizasyon, Yeni Nesil Kurs Merkezi, Pusula Kurs Merkezi, English Time Dil Okulları, Çözüm Koleji, Final Okulları, Burger Et, Bahçeşehir Koleji, Birebir Eğitim Merkezi, Eray Kırtasiye, Lider Kırtasiye, Ramadan Otel, Coşku Rehabilitasyon Merkezi, Ortaca Rehabilitasyon Merkezi, Figen Akkoyun, Göltaş İnşaat, Uğur Koleji, Ortaca Belediyesi, Adem Erpek, Mutlu Giyim, Yarımca Perde, Dalya Çiçekçilik, Kurular Ticaret, Elit Gümüş, Hüseyin Keleş ve British Town Dil Okulları’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda bağışçının sürece dahil edildiği ileri sürülüyor. Ayrıca listede yer almayan başka bağışçıların da bulunduğu iddialar arasında…
Ancak bağış sürecine ilişkin en önemli tartışma başlığı, kimlerin ne kadar katkı sunduğuna dair net ve şeffaf bir kaydın bulunup bulunmadığı noktasında yoğunlaşıyor. İddialara göre bağış çalışmasının ardından 17 Haziran 2025 tarihinde bir etkinlik düzenlendi ve bu etkinliğe katılım için kişi başı 300 TL ücret alındı…
Süreç devam ederken Göltaş İnşaat önemli bir katkı sunuyor. Firma sahibi Fatih Göltaş’ın beyanına göre, otizmli öğrencilerin kullanımı için planlanan bina şirket tarafından tamamen karşılanarak inşa edildi ve okula bağışlandı. Üç derslik, üç tuvalet, üç banyo, mutfak ve bir salondan oluşan yapı, eğitim öğretim yılı başlamadan hemen önce eksiksiz şekilde okul yönetimine teslim edildi. Göltaş, bina dışında herhangi bir nakdi bağışta bulunmadıklarını, bu kapsamda emniyet birimlerince ifadelerinin alındığını da ifade etti…
Ayrıca edinilen bilgilere göre, binanın iç donanımına ilişkin ihtiyaçların karşılanması noktasında Göltaş’ın destek sunmak istediği, ancak bu talebin okul yönetimi tarafından kabul edilmediği de iddialar arasında yer alıyor…
Bu noktada şunu ifade etmek isterim: Ortaya konulan katkının büyüklüğü ortadayken, Göltaş İnşaat gibi önemli bir destek sunan bir firmanın neden resmi olarak davet edilmediği, neden bir teşekkür plaketiyle onore edilmediği sorusu akıllara geliyor. Bu bir beklenti meselesi değil, yapılan emeğin ve katkının kurumsal anlamda takdir edilip edilmediğiyle ilgili bir durumdur…
Oysa günümüz şartlarında otizmli çocuklar için üç derslik, üç tuvalet, üç banyo, mutfak ve salon içeren böyle bir yapının ortaya çıkması, küçük ölçekli bir köy okulu büyüklüğünde bir katkı olarak değerlendiriliyor. Göltaş, bu yapının inşasında görev alan bazı çalışanların dahi ücret almadan çalıştığını belirterek, “Asıl teşekkürü bu binada emeği olan işçilerimiz hak ediyor” ifadelerini kullandı…
Bu noktada: Böylesi bir dayanışma örneğinde sadece teşekkürle yetinmek yeterli değildir. Otizmli çocuklar için yapılan her katkı son derece kıymetlidir. Bu iyiliğe vesile olan herkese “Allah razı olsun” demek elbette önemlidir ancak bunun ötesine geçilmesi gerekir. Okul yönetiminin tüm bağışçıları bir araya getirecek bir organizasyonla, örneğin bir kahvaltı programında, onları onurlandırması gerekirdi. Böyle bir buluşmaya yerel yönetimler de destek verebilirdi. Çünkü burada yapılan katkılar sadece bir bina inşa etmekten ibaret değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlü bir göstergesidir…
Öte yandan iddiaların bir diğer boyutu ise, eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte otizmli öğrenciler için hazırlanan sınıfların donanım açısından yetersiz olduğu yönünde. Bina teslim edilmiş olmasına rağmen sınıfların boş olduğu ve gerekli materyaller için yeniden bağışçı arayışına girildiği öne sürülüyor…

Tüm bu gelişmeler üzerine konu hem idari hem de adli sürece taşınmış durumda. Selda Kamacı hakkında yapılan başvurular sonrası inceleme başlatıldığı, inceleme sürecinde görevlendirilen muhakkiklerin ardından dosyanın müfettişlere devredildiği ve aynı zamanda adli makamlarca yürütülen bir soruşturmanın da bulunduğu ifade ediliyor…
Ortaca Eğitim-Bir-Sen İlçe Başkanı İshak Bostancı iddiaları “vahim” olarak değerlendirirken, sürecin yalnızca bir inceleme değil, soruşturma kapsamında ele alındığını vurguladı. Buna karşılık Ortaca İlçe Milli Eğitim Müdürü Oktay Kaplan’ın süreci “inceleme” olarak nitelendirmesi ve bazı bağışçıların söz vermelerine rağmen bağışlarını gerçekleştirmediğini ifade etmesi, değerlendirmeler arasındaki farklılığı ortaya koyarken kamuoyu nezdinde soru işaretlerine neden oluyor…
Mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında, hakkında ciddi iddialar bulunan kamu görevlileri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilmektedir. Bu uygulama bir ceza değil, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla başvurulan geçici bir idari tedbirdir. Özellikle olası bir ihmal ya da usulsüzlük iddiası söz konusuysa, delillerin korunması ve sürecin sağlıklı ilerlemesi adına ilgili makamların böyle bir tedbiri değerlendirmesi hukuki çerçevede mümkündür…
Ortaca’da yaşanan bu süreç, bir yandan toplumsal dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösterirken, diğer yandan şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor…
Kamuoyunda yer alan iddialar ve devam eden adli ile idari süreçler kapsamında, Şehit Piyade Asteğmen Ünal Daka İlkokulu Müdürü Selda Kamacı’nın da dilediği takdirde cevap ve değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşabileceğini belirtmek isteriz…
Muğla Haber Ajansı olarak, kamuoyunu yakından ilgilendiren bu sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması adına gelişmeleri takip etmeyi ve araştırmayı sürdüreceğiz… Sevgilerimle
Dedektif Gazeteci



