CHP Ortaca İlçe Başkanı Osman Cihan Çimen, disiplin süreciyle ilgili ilk kez konuştu. Kamuoyunda yer alan bazı haberlerin ve kulaktan kulağa yayılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Çimen, “Ortada anlatıldığı gibi bir tablo yok. Yanlış bilgiler dolaşıyor” dedi. Sürece dair doğru bilgiye ulaşmak isteyenlere de çağrıda bulunan Çimen, “Haber yapmak isteyen, bilgi almak isteyen beni arasın. Gerçek neyse açıkça anlatırım, doğru yazılsın” ifadelerini kullandı…
Ortaca’da son günlerde konuşulanlarla yaşananlar arasında ciddi bir fark var. Aynı olay, farklı ağızlardan bambaşka şekillere bürünüyor. Öyle ki kulaktan kulağa yayılan bilgiler, artık gerçeğin önüne geçmiş durumda. CHP’li bazı meclis üyelerinin disipline sevk edilmesiyle başlayan süreç, bugün geldiği noktada bir “algı krizine” dönüşmüş görünüyor…
CHP Ortaca İlçe Başkanı Osman Cihan Çimen de tam olarak bu durumdan rahatsız. Yapılan görüşmede en net vurguladığı konu şu: Kamuoyunda konuşulanların büyük kısmı gerçeği yansıtmıyor. Herkes farklı bir şey anlatıyor, her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Oysa ortada teknik bir konu var ve bu konu üzerinden büyüyen tartışma, olması gerekenden çok daha farklı bir yere taşınmış durumda…
Disiplin sürecinin temelinde yatan mesele aslında oldukça net. Belediye iştiraki olan Dalbel şirketinde görev alan bir ismin durumunun meclis kararıyla resmileştirilmesi gerekiyordu. Bu konu oylamaya sunuldu. Aynı partiden 7 meclis üyesi ret oyu verince, grup kararına uyulmaması nedeniyle disiplin süreci devreye girdi. İlçe başkanına göre mesele bundan ibaret. Ne dışarıdan bir talimat var ne de kamuoyunda anlatıldığı gibi farklı senaryolar…
Ama işin ilginç tarafı tam da burada başlıyor.
Ortaca’da konuşulanlara bakıldığında, olayın bambaşka yerlere çekildiği görülüyor. Öyle ki, disiplin süreciyle hiçbir ilgisi olmayan isimler bile bu tartışmanın içine dahil edilmiş durumda. Hatta bazı vatandaşların, belediye başkan yardımcısı Hüsnü Sarı’nın da disipline sevk edildiğini iddia ettiği bile kulaktan kulağa yayılıyor. Üstelik bu iddialar bununla da sınırlı kalmıyor, gerçekle ilgisi olmayan suçlamalar bile dile getiriliyor…
Oysa ortada böyle bir durum yok. Hüsnü Sarı görevine devam ediyor. Hatta geçtiğimiz hafta Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda çeşitli temaslarda bulundu, Ortaca adına önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yani iddialarla gerçekler arasında ciddi bir kopukluk var…
İlçe Başkanı Çimen’in rahatsızlığı da tam olarak buradan kaynaklanıyor. Çünkü mesele artık bir disiplin sürecinden çıkmış, bilgi kirliliğiyle büyüyen bir krize dönüşmüş durumda. Ona göre asıl yapılması gereken, aynı çatı altında bulunan isimlerin Ortaca’ya nasıl daha iyi hizmet edileceğini konuşması. Ancak gelinen noktada tablo farklı…
Belediye meclisi içinde bir ayrışma olduğu artık açıkça konuşuluyor. Aynı partinin meclis üyeleri arasında görüş farkı olduğu, bunun da zaman zaman karar süreçlerine yansıdığı görülüyor. Bu durumun Belediye Başkanı Evren Tezcan’ı da zorladığı ifade ediliyor. Destek beklenen noktada yaşanan bu ayrışmanın, yönetim üzerinde baskı oluşturduğu dile getiriliyor…
Aslında bu tablo Ortaca için yeni değil. Daha önce Dalbel sürecinde görev alan İbrahim İlhan’ın istifası da benzer tartışmaların fitilini ateşlemişti. O dönemde dile getirilen “belediye içinde baskı var” söylemleri, bugün yaşananlarla birlikte yeniden hatırlanıyor.
Tüm bu yaşananların ardından gözler şimdi disiplin sürecinin sonucuna çevrilmiş durumda. 7 meclis üyesinin ifadeleri alınarak il örgütüne gönderildi. Nihai kararı il verecek. Ancak kulislerde konuşulanlara göre ağır bir yaptırım beklenmiyor. Kınama ya da kısa süreli bir uzaklaştırma ihtimali üzerinde duruluyor, ihraç gibi bir kararın ise gündemde olmadığı ifade ediliyor…
Ortaca’da yaşanan bu süreç, artık sadece bir oylama meselesi değil. Bir yanda gerçekler, diğer yanda hızla yayılan söylentiler var. Ve bu iki çizgi arasındaki fark her geçen gün biraz daha açılıyor.
Bu kriz gerçekten büyüyor mu, yoksa büyütülüyor mu?
Haber : Dedektif Gazeteci



