Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Belediyecilik nasıl yapılır kimse yazmıyor… O zaman ben yazayım.

Son günlerde çevreme baktığımda, çiçek söküp dikmeyi, işçilerin eline iki

Son günlerde çevreme baktığımda, çiçek söküp dikmeyi, işçilerin eline iki tırpan verip ot biçtirmeyi belediyecilik zannedenler görüyorum. Bir de bununla yetinmeyip “otlar düzgün biçiliyor mu” diye denetime çıkanlar var. Açık konuşayım: Belediyecilik bu değildir. Ben size belediyeciliğin ne olduğunu anlatayım. Bu yazıyı dikkatle okuyun…

Benim gözümde belediyecilik, günü kurtarmak değil, geleceği kurmaktır. Yol yapmak, kaldırım döşemek, parkta çim biçmek… Bunlar zaten yapılması gereken işlerdir. Bunları yapınca “hizmet yaptık” diye övünmek, bir doktorun “bugün hastaya iğne yaptım” diye başarı hikayesi yazmasına benzer. Yapmak zorundasın zaten. Mesele bu değil. Mesele, o şehrin yarınını bugünden kurabilmek…

Ben bir şehre baktığımda asfaltın düzgünlüğünden önce planın olup olmadığına bakarım. O şehir büyürken nereye büyüyecek, trafik beş yıl sonra ne hale gelecek, gençler için ne yapılacak, ekonomi nasıl canlanacak, yaşam kalitesi nasıl artacak… Bunları düşünmeyen bir anlayışın, akşama kadar tırpanla ot biçeni de izlese, taş dikeni de izlese belediyecilik yaptığını söylemesi bana samimi gelmiyor…

Bugün bazı yöneticiler görüyorum; üretim yok, proje yok, vizyon yok. Ama sosyal medyada eleştirilere birebir cevap var. Kusura bakmayın ama bir belediye başkanı yorum kovalamaz. Belediyecilik “cevap yazma sanatı” değildir. Onun için ekip vardır, basın danışmanı vardır, iletişim birimi vardır. Senin işin vizyon koymak, yön vermek, şehir için iz bırakmaktır. Klavyeyle tartışmak değil…

Ben şuna inanırım: Bir şehrin kaderi, onu yönetenin vizyonu kadardır. Eğer o vizyon yoksa, en fazla günü kurtarırsın. Birkaç çiçek dikersin, üç ot biçersin, iki fotoğraf paylaşırsın. Ama şehir yerinde sayar. Hatta geriye gider. Çünkü dünya ilerliyor, şehirler yarışıyor. Sen yerinde durursan, aslında geri kalıyorsun…

Ben bir belediye başkanına baktığımda sadece yaptığı işe değil, duruşuna da bakarım. O koltuk bir makamdır. O makam bir ağırlık ister. Kılığıyla, kıyafetiyle, konuşmasıyla, yürüyüşüyle bir temsil gücü olmalı. İnsan baktığında “evet, bu kişi bu şehri yönetiyor” diyebilmeli. Çünkü belediyecilik sadece teknik iş değil, aynı zamanda bir liderlik işidir…

Benim derdim kimseyi hedef göstermek değil. Ama şunu da söylemeden geçemem: Bu işi bilmeyenler, öğrenmek zorunda. Belediyecilik parkta ot biçtirmek değildir. Belediyecilik fotoğraf paylaşmak değildir. Belediyecilik sosyal medyada polemiğe girmek hiç değildir…

Bu ülkede gerçekten çok başarılı, işinin ehli belediye başkanları da var. Ama azınlık. Onları tenzih ediyorum. Sizlere tek kelime lafım yok…

Belediyecilik; plan yapmaktır, yön çizmektir, iz bırakmaktır. Şehri bir adım ileri taşımaktır. İnsanların hayatına dokunmaktır. Çocukların, gençlerin, yaşlıların yarınını düşünmektir. Kısacası belediyecilik, vizyon işidir…

Ve ben hâlâ umutluyum. Çünkü doğru yapıldığında belediyecilik, bir şehri bambaşka bir yere taşıyabilir. Ama önce şu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor: Belediyecilik, günü kurtaranların değil, yarını kuranların işidir. Vizyonu olmayanın elinde tırpan sadece ot biçer; vizyonu olan ise şehrin geleceğini görür, kaderini dokur…

Dedektif Gazeteci