Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın sayılı turizm destinasyonları arasında gösteriliyor. Eşsiz doğası, tarihi dokusu ve her yıl binlerce yerli-yabancı turisti ağırlayan yapısıyla bölge ekonomisinin adeta lokomotifi konumunda. Kaunos Kral Mezarları, Dalyan Kanalı ve nesli koruma altındaki Caretta caretta kaplumbağalarıyla bilinen bu özel coğrafya, bugünlerde bambaşka bir tartışmanın merkezinde…
Mahallenin muhtarı Osman Baştan, bölgedeki eksiklikleri ve çözüm bekleyen sorunları gündeme taşımak için dikkat çeken bir adım attı. Baştan, doğrudan Ahmet Aras ile görüşerek Dalyan’ın ihtiyaçlarını iletti. Bu ziyaretin ardından yapılan sosyal medya paylaşımı ise, yalnızca bir bilgilendirme değil; aynı zamanda yerel yönetimlere yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumlandı…
Çünkü bu tablo, beraberinde şu soruyu getiriyor: Dalyan gibi stratejik bir turizm merkezinin sorunları neden ilçe düzeyinde çözülemiyor?
Muhtarın doğrudan Büyükşehir Belediyesi’ne gitmesi, kamuoyunda “Ortaca’da işler yolunda gitmiyor mu?” sorusunu gündeme taşıdı. Zira normal şartlarda mahalle ölçeğindeki eksikliklerin ilk muhatabı Ortaca Belediyesi olurken, çözümün Büyükşehir’e taşınması yerel yönetim mekanizmasının işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor…
Dalyan, sadece doğal güzellikleriyle değil, ekonomik katkısıyla da Ortaca’nın en önemli yapı taşlarından biri. Aynı şekilde Sarıgerme de turizm açısından ilçeyi ayakta tutan başlıca merkezlerden. Hal böyleyken, bu bölgelerde yaşanan eksikliklerin giderilmemesi ve çözüm için daha üst mercilere başvurulması, “Belediye ne yapıyor?” sorusunu daha yüksek sesle gündeme getiriyor…
Elbette kamu hizmeti bir bütün. İlçe belediyesi, büyükşehir belediyesi ve mülki idare birbirini tamamlayan unsurlar. Ancak sahadaki tablo, bu koordinasyonun yeterince sağlanamadığı yönünde eleştirileri artırıyor. Muhtar Osman Baştan’ın attığı adım da bu eksikliğin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor…
Öte yandan, ilçedeki mülki idarenin başı olan Ortaca Kaymakamlığı da bu süreçte gözlerin çevrildiği kurumlardan biri. Dalyan gibi uluslararası öneme sahip bir destinasyonda yaşanan sorunların yalnızca yerel değil, idari anlamda da daha yakından takip edilmesi gerektiği ifade ediliyor…
Ortaya çıkan tablo net: Dalyan gibi dünya markası bir turizm bölgesi, temel ihtiyaç ve eksikliklerin çözümü için daha hızlı, daha etkin ve daha koordineli bir yönetim anlayışını hak ediyor…
Bugün gelinen noktada en kritik soru ise hâlâ cevabını bekliyor:
Ortaca’nın vitrinini oluşturan bu mahalleler için kim sorumluluk alacak ve ne zaman somut adım atılacak?
Dalyan’dan yükselen bu sessiz çağrı, görmezden gelinmeye devam ederse, yarın çok daha yüksek sesle yankılanabilir…
Haber : Dedektif Gazeteci



