Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Ortaca Belediyesi Gazetecilerin Kamu Yararı İçin Çalıştığını Bilmiyor mu? Bilmiyorsanız, bence bu yazıyı dikkatle okuyun…

Bazı konuları anlatırken kelimeleri dikkatle seçmek gerekir. Ama bazen de

Bazı konuları anlatırken kelimeleri dikkatle seçmek gerekir. Ama bazen de bazı gerçekler vardır ki dolandırmadan, süslemeden söylemek gerekir. İşte bugün tam da böyle bir konudan söz etmek istiyorum…

Ben Uluslararası Gazeteciler Delegasyonu’nun genel başkanıyım. Yani bir derneğin başındayım. Bu dernek herhangi bir ticari faaliyet yürütmek için değil; gazetecilik mesleğinin saygınlığını korumak, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve mesleki dayanışmayı güçlendirmek için kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur…

Ortaca’da faaliyet gösterebilmek için Ortaca Belediyesi’nden mütevazı bir talebimiz oldu. Dernek çalışmalarımızı yürütebileceğimiz küçük bir ofis. Zaten bilindiği üzere Türkiye’nin birçok yerinde belediyeler, ilçedeki derneklere sembolik kira bedelleriyle yer tahsis eder. Çünkü dernekler topluma hizmet eder…

Biz de bu kapsamda Ortaca Belediyesi’ne resmi dilekçemizi verdik.

Ancak aldığımız cevap oldukça ilginçti.

“Kamu yararına çalışan dernek statünüz yok, bu yüzden düşük kira bedelli yer veremeyiz” denildi…

İşte tam da burada insanın aklına şu soru geliyor:

Gazeteciler zaten kimin için çalışır?

Gazetecilik mesleği kime hizmet eder?

Toplumu bilgilendirmek, kamu adına soru sormak, yanlışları ortaya çıkarmak, vatandaşın sesini duyurmak… Bunların tamamı kamu yararı değil midir?

Gazetecilik dediğimiz meslek zaten kamu yararı için yapılan bir meslektir. Basın bu yüzden demokrasinin en önemli denetim mekanizmalarından biri olarak görülür. Gazeteci, toplum adına soran ve araştıran kişidir…

Şimdi buradan açıkça soruyorum:

Gazetecilerin kamu yararına çalıştığını anlatabilmek için bizim ayrıca bir yerlerden unvan mı almamız gerekiyor?

Biz zaten kamu yararına çalışmıyor muyuz?

Eğer mesele gerçekten “kamu yararı” ise, gazetecilik mesleğinin bundan daha açık bir örneği var mıdır?

Kaldı ki belediyelerin derneklere yer tahsis edebilmesi için illa “kamu yararına çalışan dernek” statüsünün bulunması da zorunlu bir durum değildir. Belediye meclisi bir karar alır, uygun görür ve bir derneğe yer tahsis edebilir…

Bugün Ortaca Belediyesi Meclisi çıkıp “Bu dernek ilçede faaliyet gösteriyor, biz de destek olmak istiyoruz” dese ve sembolik bir kira bedeliyle bir ofis tahsis etse, buna kim ne diyebilir?

Hiç kimse.

Çünkü bu tamamen belediye meclisinin takdiridir.

Ama mesele başka bir noktaya geldiğinde, işte o zaman insanın aklına başka sorular da geliyor.

Bugün belediyelerde insanlar işe alınabiliyor.

Bugün belediyelerde insanlar işten çıkarılabiliyor.

Bugün birçok karar bir gecede alınabiliyor.

Bütün bunlar yapılabiliyorken, konu bir gazeteci derneğine küçük bir ofis tahsis etmek olunca mı kurallar bir anda bu kadar katı hale geliyor?

Üstelik iki kez, üç kez verilen sözler de ortadayken…

“Ofis konusunda yardımcı olacağız” denildi.

Ama sonuç?

Ortada ne bir çözüm var ne de verilen sözlerin arkasında durulduğunu gösteren bir adım.

Ben burada kimseyi hedef göstermek istemiyorum. Ama şunu açıkça söylemek gerekiyor:

Gazetecilik mesleğini, kamu yararı kavramını ve sivil toplumun ne anlama geldiğini biraz daha iyi anlamaya hepimizin ihtiyacı var.

Gazeteciler kamu yararına çalışır.

Gazetecilik mesleği toplum için yapılır.

Gazetecilerin kurduğu dernekler de bu anlayışla faaliyet gösterir.

Biz kimsenin kapısında ayrıcalık arayan bir yapı değiliz. Ama gazetecilik mesleğinin kamu yararına çalıştığını anlatmak zorunda bırakılmak gerçekten düşündürücüdür.

Ortaca küçük bir yer olabilir. Ama bu ilçede gazetecilik yapan insanlar da var. Bu ilçede kamu adına soru soran insanlar da var.

Ve biz bu soruları sormaya, kamu adına konuşmaya ve doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz.

Çünkü gazetecilik tam olarak budur… Sevgilerimle

Not: Bir sonraki yazımda bu konuyla ilgili kimlerin, ne zaman ve nasıl söz verdiğini isimleriyle birlikte kamuoyuyla paylaşacağım…

Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci