Ben bu konuyu daha önce de yazdım. Yazdım çünkü gördüm, yazdım çünkü yaşadım. Ancak ne yazık ki yapılan uyarılar, kamuoyunun yoğun gündemi içinde yeterince karşılık bulmadı, sesini duyuramadı. Bugün bir kez daha yazıyorum; Muğla’nın Ortaca ilçesinde faaliyet gösteren Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi’nin yaşadığı sorunlar görmezden gelinmeyecek kadar açık, ertelenemeyecek kadar gerçek…

Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi, uzun süredir kendine ait bir binası olmadan hizmet vermeye çalışıyor. Halkı eğiten, meslek kazandıran, sosyal hayata dahil eden bu kurum, geçici mekânlarda, sınırlı imkânlarla ayakta tutuluyor. Şu anda belediyeye ait bir binada faaliyet yürütülüyor ancak bu bina, halk eğitim faaliyetleri için uygun bir yapı değil…
Bunu masa başından değil, sahadan söylüyorum. Mevcut binada çok dik merdivenler bulunuyor ve kurs alanları en üst katta yer alıyor. Kursiyerlerin büyük bir bölümü yaşlı vatandaşlardan oluşuyor. Merdivenleri çıkmakta zorlanan, zaman zaman kurslara devam edemeyen insanlar var. Engelli bireyler için ise tablo daha da ağır. Asansör olmadığı için bu binaya erişim neredeyse imkânsız. Yani halk eğitim, daha kapıdan girerken halkın bir bölümünü dışarıda bırakmak zorunda kalıyor…
Daha önce kullanılan hizmet binasının yıkılmasının ardından, kurumun eski yerine dönebilmesi için ciddi bir çaba gösterildiğini biliyorum. Ancak gelinen noktada Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi, kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışan bir kuruma dönüşmüş durumda. Burada çalışan devlet memurları görevlerini yalnızca mevzuatla sınırlı şekilde değil, büyük bir özveriyle yerine getiriyor. Yapılan işler, sistemin sunduğu imkânlardan çok, çalışanların fedakârlığıyla yürütülüyor. Kurumun ayakta kalması büyük ölçüde bu gayret sayesinde mümkün oluyor…

Maddi ve fiziki yetersizliklere rağmen Halk Eğitim Merkezi üretmeye devam ediyor. Bunun en somut örneklerinden biri bugün düzenlenen kermes oldu. Ben oradaydım. Alan hareketliydi, katılım yüksekti, canlı bir atmosfer vardı. Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi Okul Aile Birliği tarafından düzenlenen bu kermes, yalnızca gelir elde etmek amacıyla yapılmadı. Aynı zamanda kursiyerleri bir araya getirdi, dayanışmayı güçlendirdi, insanların sosyalleşmesine katkı sundu. Kurum, imkânsızlıklar içinde birlik duygusunu ayakta tutmaya çalıştı…
Yıkılan eski binanın bulunduğu alanda bazı bölümlerin atölyeye dönüştürüldüğü de biliniyor. Özellikle aşçılık ve mesleki eğitim alanında ciddi bir ihtiyaç var. Kurslar haftanın yedi günü sürüyor ve gece saat 22.00’ye kadar devam ediyor. Talep her geçen gün artıyor. Buna rağmen fiziki koşullar aynı hızda iyileştirilemiyor…
Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi, Muğla genelinde kendine ait binası olmayan nadir halk eğitim merkezlerinden biri. Buna rağmen Dalaman ve Köyceğiz’de açılan kurslarla kıyaslanırsa hizmet alanı iki, hatta üç kat fazla hizmet üretir durumda. Sadece ilçe merkezinden değil; Göcek ve Ula gibi çevre bölgelerden de yoğun kursiyer talebi geliyor. İlgi var, ihtiyaç var, emek var. Eksik olan tek şey kalıcı ve erişilebilir bir kamu binası…

Kurum, yaşlı ve engelli kursiyerlerin daha rahat erişim sağlayabilmesi için zemin kata yerleştirilebilecek konteynerlerin kullanımı konusunda planlamalar yapıyor. Ancak bu da geçici bir çözüm. Asıl ihtiyaç, Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi’nin kendi binasına kavuşması…
Bu yaşananlar yalnızca bir bina sorununa işaret etmiyor. Bu tablo, eğitimde fırsat eşitliği, erişilebilirlik ve kamusal hizmetlerin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Halk Eğitim Merkezi önemli bir kurum. Yapılan iş önemli. Ama bu önem, sahada karşılığını bulmuyor…
Devlet memurları çalışıyor, üretiyor, fedakârlık yapıyor…
Sistem ise hâlâ geçici çözümlerle yetiniyor…
Ve ben bir gazeteci olarak bunu sormak zorundayım: Şehit Mehmet Kaya Ortaca Halk Eğitim Merkezi, bu yükü daha ne kadar yalnız başına taşıyacak?
Haber : Ali ERTURAN / Dedektif Gazeteci



